Puan vermedi·96 syf.··
2024 33. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2024 01:14
Zweig okumayı sevmesem de kitaplarının garip bir çekiciliği var. Okurken bir yandan bırakamıyorum ama bir yandan da aşırı sıkılıyorum. Bana hitap etmeyen şeyler var. Bu hitap etmeyiş aşırı uçlarda yaşayan karakterlerin merkeze alınmasından kaynaklanıyor. Duygu bombardımanına katlanamıyorum. Karakterler bana gerçek üstü bir insanın hikâyesine sahipmiş gibi geliyor. Acının, üzüntünün, kederin tanımları haline dönüşmüşler. Günümüzde duyguyu yaşamaktan çok yaşama arzusunun üstün geldiğini ve insanların bir şeyler hissetmek için aşırı duygusallığa kaçtığını düşünüyorum. Zweig de bunun için mükkemmel bir yazar oluyor. Zweig'in bazı kitaplarının ortak noktası olarak ana karakter üzerinden yan karakter anlatıcılığı yapması diyebilirim. Zaafları olan bir adamın zaafına yenik düşüp kendi sonunu getirdiği bir hikayeye sahip. Aslında belki de şu an hepimiz böyleyiz ve bunun farkında bile değilizdir. Böyle bakınca Zweig'in ele aldığı karakterler bizlerin içinden çıkmaymış hissi veriyor. Kitaplarının bir diğer ortak noktası da içinde ölümü barındırmaları. Zweig karakterleri öyle işliyor ki sevmeseniz de ölümlerinden etkilenmenize yol açıyor. İngiliz sömürüsü altındaki Hindistan tasvirinde efendi-köle anlayışını ele aldığı karakter üzerinden yansıtıyor.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Venedik Yayınları · 2019134,8bin okunma
·
49 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Güneşsensei
Gönderi Sahibi
Hindistandan bahsedilince ingiliz sandım fakat hikaye hollanda doğu hint adalarında geçiyormuş. İster hızlı ister yavaş okuyayım ayrıntı isteyen şeyler aklımda kalmıyor. Karakter Hollanda şirketine kayıt yaptırdım demiş ya, aman. Ana karakterin isminden bile şüphe edebilirim doğru hatırlıyor muyum diye. Bu durumu hikaye babında ele alırsam sebebi cahilliğime dayanıyor. Şu zaman kadar böyle güçlü bir şirketin varlığından haberim yoktu. Yeni öğrendim.