Gönderi

2010'ların Büyüleyici Toksik Nostaljisi
Puan vermedi·320 syf.··
2024 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2024 14:50
Sonunda 12 sene önce başlamış olduğum Pretty Little Liars macerasının en keyifli kısmına adım atabildim. Kitaplarını okumak. Bundan 12 sene önce ben de 12 yaşındayken, o an olduğum ergen kızı etkileyen harika bir diziyle tanıştım. Sürükleyici, gizemli, entrikalı... Yaşadıkları tonlarca probleme rağmen yine de manikürlü tırnakları ve giydiklerini bir daha giymeyen -hep o günlerin güncel modası- kıyafet kombinleri ile içimde bambaşka duygular uyandıran bir dizi olmuştu. Gel gelelim dizi senelerce sürdü ama ben kendi ergenliğimle boğuşacağım diye sadece 2 sezon izleyebildim. Büyüdükçe de unuttum. Geçen sene hayatımın boş ve umutsuz bir döneminde içimde durduk yere bir nostalji açlığı doğdu ve aklıma PLL düştü. Zaten son zamanlarda çocukken okuduğum şeyleri tekrar okumaya başladım, o dönemlerin estetiğini özlediğimi fark ettim. Oturdum ve 6 ay gibi bir sürede koca 7 sezon diziyi, onun devam dizilerini, yapılan röportajları ve hakkında yazılan yazıları yaladım yuttum. Hayır işsiz değilim ama kafayı bir şeye takınca takıyorum. Dizinin aslında bir kitap serisinden uyarlanmış olduğunu da izlerken keşfettim. Geçen ay kendime yaşattığım onca sahaf macerasından sonra tüm seriyi elimin altında toplayabildim. Türkiye'de yeni basımları yok, eski basımları da estetik açıdan çok iç açıcı değil ama olsun. Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum, sanırım kitap editörden hiç geçmemiş. Yani o kadar fazla yazım yanlışı, anlam kayması var ki sayamadım. Benim için çok rahatsız ediciydi. Bir çocuk ve gençlik kitabı için böyle özensizlik bence kabul edilemez. Diğer bir problem de çeviri. Çevirmen Olcay Gürkan Koçak gerçekten o kadar kötü bir iş ortaya koymuş ki onun adına utandım. Keyifli bir okuma olması için uğraştım ama yer yer bu konuda sinirlenmekten kendimi alamadım. Serinin konusu da gerçekten merak uyandırıcı. Dizisini uzun aralarla iki kere izlemiş, hakkında her şeyi öğrenmiş olmama rağmen yine de kitabı okurken sıkılmış hissetmedim. Kitap ve dizi arasındaki farkları bulmak da ekstra eğlence kattı. Fakat benim burada konuşmak istediğim konu biraz daha farklı. Kitabın orijinali 2006 senesinde, Türkiye versiyonu ise 2012 senesinde basılmış. O dönemlerde çocuk ve ergen biri olarak, büyüdükçe ve dünya değiştikçe fark ettiğimiz 2010'ların toksik popüler kültürü ve içinde barındırdığı kadın düşmanlığı, yeme bozuklukları, çarpık ilişkiler ve bütün bunların romantize edilmesi gibi durumlar hakkında yazmadan geçmek istemedim. Bu kızlar reşit değil, hepsi lise çağında ve hatta flashback sahnelerini de sayarsak ortaokul. Bunlara rağmen yazarın, lise öğretmeni ile resmen bir istismar ilişkisi yaşayan Aria'nın bu durumunu "öbür kızlar gibi değildi" gibi göstermeye çalışması; Spencer'ın üniversite çağındaki ablasının sevgilileri ile flört edip onlarla sevişmesini anlattıktan sonra bu ortaya çıktığında ailesinin Spencer'ın kurban olduğunu fark etmeyip ona yüz çevirmesini ve Spencer'ın nasıl da bir suçluluk hissettiğini göstermesi beni şok etti. Bu konu ile ilgili izlemek isterseniz Youtube'da "Did Pretty Little Liars Groom Us?" adında bir video var. Yeme bozuklukları da işin bambaşka bir boyutu. Bence burada kitap için de, yazacaklarım için de bir TETİKLEYİCİ uyarısı vermeliyim. Hannah'nın geçirdiği bulimia atakları ve bu hastalığının nasıl başladığı konusunda kitap oldukça ayrıntılı. Hikayede sürekli zayıf olmak güzel olmakla eşdeğer tutuluyor. Aynı şekilde popüler olmakla, erkeklerin en çok isteyeceği kız olmakla falan da... Hanna "şişko" iken herkes onu küçük bir domuzcuk gibi görüyor. Güzel ve zayıf kızlar tarafından zorbalığa uğruyor ve ne hikmetse kilolu olduğu dönemde aynı zamanda aptal. Ama ne zaman yeme bozukluğu geliştirip zayıflıyor o zaman zeki, entelektüel ve popüler birine dönüşüyor. Ayrıca yazarın, Hanna'nın bu değişimini "tam bir fahişeye dönüşmek" şeklinde açıkladığını görüyoruz. (Buradaki kötü anlaşılmanın çevirmen Olcay Gürkan Koçak nedeniyle olduğu doğdu içime. Zira eğer orijinalinde "bitch" kelimesi kullanılmışsa bu kötü bir çevirinin sonucudur.) Sonra Hanna ve Mona'nın yaşlı bir adama özellikle frikik verdiği bir sahne var. Hannah bu sahnede adamı "Humbert Humbert" karakterine benzetiyor. Göndermenin iğrençliği konusunda hemfikiriz değil mi? Her şeye rağmen bir yandan diyorum ki, genç yetişkin kitaplarında bu tarz olaylar olmalı zaten. Tabular, ilk aşk ve seks heyecanları, gençlik hataları, çıplaklık... Yine de beni rahatsız eden ve okurken içime sinmeyen bir şeyler oldu. Sanırım bunun sebebi bütün bu çarpık sosyal durumların ve kişisel problemlerin güzellemesinin yapılmasıydı. Örneğin Aria'nın öğretmeni ile olan ilişkinin dizide bir evlilikle sonuçlandığını görüyoruz. Kitapta da aynı şekilde olursa bu yine büyük bir problem. Aynı şekilde Hanna'nın değişiminin fahişelik ile bağdaştırılmaya devam etmesi ve sürekli zayıflık güzellemelerinin yapılması, kitabın süregelen toksik kültürün bir parçası olmaya devam edeceği anlamına geliyor. Böyle olmayabilir. Böyle devam etmek yerine herkes kendi derisi altında mutlu olmayı öğrenebilir ve pedofililerin hepsi cezasını çekebilir. Çok mu doğrucu davut gibi konuşuyorum? Ben aslında kitabı sevdim, sadece içime sinmeyen yerleri eleştirmeden geçmek istemedim. Kitap hakkında çok çelişen bir bakış açısına sahip olduğum için de puanlamaktan çekindim. Belki de benim de çocukluğumun bir parçası olduğu için bu kadar kararsızım. Bana Skins dizisini hatırlattı. Yine o dönemlerde çıkan bir diziydi ve o zamanlar böyle ipini koparmış ergen liselileri izlemek bütün dünyanın hoşuna gidiyordu. Öğrenci öğretmen ilişkileri, yeme bozuklukları, madde kullanımları, entrikalar, gizemli mesajcılar... Gossip Girl, Gilmore Girls gibi dizilerde de vardı. Yine bir sonuca bağlanmıyordu. Artık serinin gidişatına ve olayların bağlanma şekline bakmak istiyorum. Ne tür mesajlar veriyor ve ne tür çıkarımlar yaptırıyor diye. Ona göre net bir bakış açısına sahip olabilirim. Evimdeki gençlik kitaplığımda duran bu seriye küçük bir kız merakla yaklaştığında ona bu kitabı gönül rahatlığıyla verebilecek miyim yoksa tereddüt mü edeceğim? Benim için Pretty Little Liars serinin bütün meselesi bu :)
Sevimli Küçük YalancılarSara Shepard · Martı Yayınları · 2018550 okunma
·
320 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merhaba size bir sorum olacaktı bana dönüş yaparsanız sevinirim. Pretty little liars dizisini izleyip bitirdim. Sizin gibi kitap serisini alıp okumak istiyorum fakat bildiğiniz üzere yeni baskı yok mecburen sahaftan bulmam gerekecek. Siz sormak istediğim şu: Kitap ile dizi arasında çok fark var mı? Eğer çok fark varsa okumak isterim. Ve seri kaç kitaptan oluşuyor ve bunların okuma sırası nedir bana bilgi verebilir misiniz?
Eda Özuğur
Gönderi Sahibi
Merhaba, geç cevaplıyorum kusura bakmayın. Ben şimdiye kadar sadece serinin ilk 3 kitabını okuyabildim -çünkü bir noktadan sonra arka arkaya okumaktan sıkılıyorsunuz, bu yaşta çocuk kitabı okumak da sıkıcı olabiliyor- ve şimdiye kadar okuduklarım da temel birtakım olaylar dışında gerçekten farklıydı. Örneğin Toby dizi boyunca oynadığı halde, yalnızca ilk iki kitapta var veya Aria ile Ezra'nın ilişkisi kitapta çok daha farklı anlatılmış halde. Fakat kitabı okurken karakterleri dizideki kadar yüzeysel görmüyoruz bu aslında iyi yönü. Yani farklıysa alıp okuyacaksanız okuyun, sizi üzmez veya sıkmaz. Seriye farklı bir açıdan bakmak eğlenceli bile gelir. Şunu da söylemeliyim, PLL dizisinin çok saçma olmasıyla kötü anlamda eleştirilen bir seriye dönüştü. Bunun en büyük nedeni kitaplardan temel konuyu alıp bu konuyu tamamen bağımsız bir şekilde dallandırıp budaklandırmaları ve karakterlerin genel özelliklerini çok daha "tipleme" yapmaları. Diziyi uzatabilmek için ellerindeki bütün ihtimalleri kullandıklarının zaten hepimiz farkındaydık. Hatta Sasha Pieterse yani namıdiğer Alison bile yeni podcastinde o sarı bluzü ile canlandırdığı asıl gecenin ne kadar uzun ve saçma olduğundan bahsediyor. Bu durum dizi sektöründe çok karşılaşılan bir şey fakat bu kadar eleştirilmesi kitaptan gerçekten bambaşka bir evren yarattıklarını bize anlatıyor bence. Ne zaman diziyle ilgili bir içerik görsem, altında "bu kitapta böyle değildi" şeklinde yorumlar okuyorum. Bu arada ben kitapları komple sıfır alabileceğimi düşünüp en başta farklı sitelerden bulabildiğim sıfır versiyonlarını aldım. Sonra tabiki 2 tanesi dışında hiç sıfırını bulamadım ve sonra komple ikinci el seti alınca elimde 2 tane fazladan kitap kaldı. Dilerseniz serinin 2. ve 5. kitaplarını size sıfır gönderebilirim. Yalnızca biri küçük basım diğeri normal kitap boyutunda. En azından bir fikriniz oluşmuş olur kitaplarla ilgili ☺️ Serinin sıralaması için de internetten araştırabilirsiniz, ben de o şekilde bulmuştum.