·372 syf.····Okunma: 02 Temmuz 2024 08:07 "Seni benim sevimli küçük ilham perimsin, Scarlett. Sana tapıyorum. Bedenine, aklına ve ruhuna da öyle."
"Aklımdaki karanlığa bile mi?"
"Özellikle de karanlığına."
Chatelain ve Bordeaux aileleri düşman ve her birinin kendine ait bölgeleri var. Ama Chatelain ailesi Bordeauxlara saldırarak tüm şehre sahip olmak istiyor ve Sol babasını kaybediyor, annesi bununla aklını kaybediyor. Sol de yaşadığı korkunç işkenceden sonra utancını maskeliyor ve Fransız Mahallesi'nin Hayaletine dönüşüyor. Scarlett tıp 1 bipolar bozukluğu olan, operada inanılmaz yeteneğini babasından almış, babasının öldürülmesine şahitlik etmiş ve oracıkta ilk cinayetini işlemiş kızımız. O gece bunu gören Sol Scarlett'dan etkileniyor ve asla gözenden ayırmamak için Bordeaux Müzik Konservatuarında burs kazanmasını sağlıyor. Onu koruyor, sağılığıyla ilgileniyor, her gün ona yeni notalarını, mektuplar ve tek bir gül gönderiyor. Tabii tüm bunları karanlıkta kalarak yapıyor. Maskenin ardındaki adamı küçük müzik perisine göstermeye 'şimdilik' hazır değildi. Her şey böyle güzel gizemli irellerken bir gün ateşkesi bozup tüm şehri ele geçirmek için Rand Chatelain sözde çocukluk arkadaşı Scarlett'la arayı kapatmaya çalışana kadar...
Uzun süredir dark romence okumadığım için Hayalet'i okumaya karar verdim ama konusu güzel olsa da daha da karanlık olaylar olabilridi sanki. Karanlıktan çok kasvet vardı. Aslında Sol'un maskesi, Fransız Mahallesi'nin Hayaleti olması gizemliydi ama yazar buna pek odaklanmamış. Konusu daha çok Sol'un takıntısını aşka dönüşmesi için Scarlett'la gerçekten tanışmasını anlatıyordu. İlk bölümler Scarlett'ın hastalığına diğer insanların gösterdiği sinirimi bozan tepkileri oldu. Ve buna karşılıkta Scarlett'ın sanki suç onunmuş gibi karşılık vermesi daha da kötüydü. İki dakika konuşunca doğru olanın Rand'in söyledikleri olduğunu sanıyordu. Rol arkadaşı Jilliana'da da aynı şekilde. Manüple edilemesi kolay bir karakterdi. Ne yazık ki onları değil Sol suçlayıp yanında olan tek insana kızması beni gerçekten inanılmaz sinir etti.
Bir tarafta da Sol var. Adam yaşadığı onca şeye rağmen içinde öyle güzel kalmış ki ve öyle güzel seviyordu ki inanılmazdı. Hiç bu kadar romantik bir mafya okumamıştım djdjd Bu kitap Sol için bile okunur. Son sayfalara kadar büyük bir şiddet yoktu ve zaten Sol de öyle biri asla olmak istemediğini buna mecbur bırakıldığını söylüyor. Okuduğum en duygusal dark romence'ti.