Koşmak, tıpkı diğer kardeşleri gibi onun da küçük yaşlarda edindiği bir beceriydi. Tehlikelerden kaçmak için yapmak zorunda olduğu bir şeydi. Filistinli bir çocuk olmak bunu gerektiriyordu.
Savaşın, zulmün, soykırımın gölgesinde ülkesi için özgürlüğe koşan bir yürek…
Leyla…
Leyla da hızlı koşma konusunda yetenekli bir çocuktu. Öğretmeni onun bu yeteneğini keşfetmiş ve onu Olimpiyatlar için takıma almıştı. Bir yandan ölümle yaşam arasında hayat sürerken sporcular, bir yandan da olimpiyat oyunlarında biz de buradayız diyerek kürsüye çıkıp ülkeleri Filistin’in bayrağını dalgalandırmanın hayalini kuruyorlardı. Leyla’nın bu hayalini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini, önüne çıkan engellerle mücadelesini ve yaşadığı duyguları okuyoruz bu kitapta. Yazar, duyguları bize fazlasıyla geçiriyor. Hem gençlerin hem de yetişkinlerin okuyacağı ve onlara farkındalık katacak bir kitap. Ben şahsen beğendim. Karmakarışık duygulara kapılırken özgürce yaşamanın kıymetini anlıyor ve Leyla’ya destek olurken dünyada herkesin özgürce yaşaması için dua ederken buluyorsunuz kendinizi.
O yüzden #tavsiyemdir .
Sevgiler.