Puan vermedi·224 syf.··
2024 6. kitabı
Bahar Eriş Güneşin Iki Yüzü Erkek egemen toplumun tabuları içerisinde ne olursa olsun sürekli kendi yolunu çizmeye çalışan Zeynep'in hikayesini okuyoruz Güneşin iki Yüzü'nde. Tipik bir Türk ailesinde anneannesinin evde kalacaksın, okuyup alim mi olacaksın laflarıyla doğup büyüyor Zeynep. Kendine örnek aldığı Sylvia Path'in kazandığı bursu kazanıp yurtdışında okuyor. Evlilikten ve erkeklerden uzak durmayı kendine düstur edinse de aşkı buluyor zeynep. Sonrasında hayatı öğreniyor. Beklemediği yerden yiyor sillesini. Cahillik mutluluktur lafındaki cahilliğin bilgi birikim olmadığını farkediyor bu cahilliği bitince. Benim yorumuma gelecek olursak öncelikle hikaye çok akıcı, dili gayet basit. Yapılan alıntılar güzel. Kitabın son 50 sayfasına kadar, yazarın deyimiyle hayatın ikinci bölümüne kadar kitabı beğenmediğimi düşünüyordum. İçimden sürekli tamam ablacım en okuyan, en feminist, en marjinal kız sensin diyordum.Savundukları ve sorguladıkları son derece doğru olmasına rağmen üstten bakar tavırları beni irite etmişti. Kadın haklarını savunurken gün yapan teyzeleri küçümsemesinin kendisiyle çeliştiğini düşünüyordum fakat hayatın ikinci bölümünde yaşadığı talihsiz olay neticesinde o kadar güzel bir değişim yaşadı ki karakterimiz, kızdığı küçümsedeği insanların varlığını ihtiyaç duyabileceğinı, onların da bu tabular içerisinde mecburen bu tarz kişilere dönüştüğü, gün yapan teyzelerin boş muhabbetlerinin aslında hayata tutunma çabası olduğunu, kendi kibrini farketti. Ve bence bu değişimle klasik bir feminizm kitabının önüne geçti. Körü körüne eleştirmek yerine bu zihniyetin nasıl oluştuğunu sorgulayarak, içinde yaşanılan toplumu tanıyarak daha gerçekçi ve yapıcı bir yaklaşım sunulabilir diye düşünüyorum. Beğendiğim ikinci bir kısım ise Zeynep'in Can'ı hayatına alma cesareti gösterebilmesiydi. Evlilik ve erkeklerle ilgili düşünceleri ,evlenince Can'ın da değişme ihtimali, kendisinin eleştirdiği teyzelere dönüşeceğini sanması Zeynep'i doğal olarak bu konuda korkak birine dönüştürmüştü. Kabuğunun bırakan bir keşiş yengeci ya kendine yeni ve güzel bir kabuk bulacak, ya da güneşte kavrularak ölecektir.Hayat bu riskten korkarak küçük bir kabuğa sığmaya çalışacak, kadar kısa değildi. "Hikayenin niye hep mutsuz bir sonu olması gerekiyor? Daha doğrusu niye her şeyi son düşüncesi üzerinden değerlendiriyorsun? İyi ya da kötü her deneyim insanı zenginleştirir, neden böyle bakamıyorsun? Sen değilmisin sürekli "Cesaret, korkuna rağmen adım atmaktır." diyen?" Zeynep Can ile çok mutlu oldu fakat olmayabilirdi de. Denemeden bilemeyiz. Zeynep'in bu doğrultuda kızına öğretmeye çalıştığı da bu oldu. "Küçük ya da büyük her hezimet bir keşifti. Kırılmadan esneyebilmeyi başarmaktı tüm mesele."
Güneşin İki YüzüBahar Eriş · Alfa Yayıncılık · 20231,382 okunma
·
84 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.