Kitap, Werther'in arkadaşı Wilhelm'e yazdığı mektupları içeriyor. Başka bir yere taşınmasıyla beraber burda Charlotte ile tanışması ve ona karşı platonik aşk yaşamasını anlatıyor. Toplumu, hayatı sorguluyor aynı zamanda.
O melankolik havayı derinden hissettim, gerçekten. Nasıl olduğunu anlayamadan kitap kasvete büründü. Onun acısıyla bende acı yaşadım.
"Bu çaresizlik değil Lotte, sefaletimin ulaştığı bu noktada burada olan zamanımın sonuna geldiğimi anladım, kendimi senin için kurban vermeliydim. Evet, bunu neden saklayayım? Üçümüzden biri ölmeli: o da Werther olacak."
Birçok kişiyi intihara sürekleyen bir kitapmış. Buna şaşırmadım, Werther'in duyduğu acıyı iyi bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Öyle bi havası vardı ki, intihar o an tek seçenekmiş gibiydi.
"Ne büyük şans, uğruna ölebilmek Lotte, senin için kendimden geçmek! Sana hayatını mutluluğunu bahşedip cesurca ölüme gitmek isterdim, mutlu ölmek isterdim; ama ah! Arkadaşları için kanını döküp onlara yüzlerce kat daha fazla yaşam bahşedebilmek, yalnızca az sayıda asil insanın ölümüne bahşedilmiş bir onur."
Sevdiği insanın elinden, sevdiği için ölen Werther.. ✿