Ölümü en sade, en yalın biçimde anlatabilmek zordur. Öncesinde bu tecrübeyi yaşamamız gerekir ama daha önce ölen kimse olmadığından, ancak ölüme yaklaşmış olanların hikayeleriyle yetiniriz. Bu eserde, sanıyorum ki diğer bir seçenek, Tolstoy; kısa bir süreliğine de olsa bizi ölümün sancılı acısının yatağına sokuyor. Ölümün en acılı, en isyankar ve sevilmeyen taraflarını ele alması, aslında kişinin ölümle tamamen baş başa kalmasını anlatmaktadır.