Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 08 Temmuz 2024 22:02 Teoman Duralı’nın bu kitabı ve aynı yayınevinden (Dergah Yayınları) çıkan diğer kitapları (16,5x23,5cm), roman kitap boyutlarından (13x19,5cm) farklı olduğu için elinize ilk aldığınızda bir ders kitabı (içerik açısından gerçekten de bir ders kitabı) veya ansiklopedi
hissiyatını yaşarşınız.
Teoman Duralı Hoca’nın TRT 2 kanalında yaptığı “Felsefe Söyleşileri” derslerini izleyen kişiler
kitabı onun sesiyle okurlar hatta jest ve mimikleri ile zihnimizde hemen stüdyo ortamına geçeriz. Kitabın sayfaları üzerinden gözlerimiz gezerken zihnimizde Teoman Duralı Hoca’nın kelimeleri seslendirdiğini hissedersiniz. Felsefe Söyleşileri programını izleyen kişiler bu konuda hak vereceklerdir. Ayrıca hem felsefe hem tarih hem de kültür ve medeniyetler hakkında ufuk açıcı bilgilerin olduğu bu söyleşilerin izleyenlere çok faydası olacağı kanaatindeyiz.
Felsefede kullanılan temel kavramların (seçmecilik, bağdaştırmacılık, birleştirim) tanımları, kökenleri ve tarih içindeki anlamlarını vermekle başlar. Daha sonra da felsefede kullanılan diğer kavramların açıklamalarını (metafizik, ilahiyat, hikmet, madde, nesne, sistem) verir ve bazılarının felsefe tarihi içinde nasıl bir anlam ve fonksiyon değişikliği içinde olduklarını
anlatır. Felsefenin çıkışı, amacı, bilimle ilgili sınırları ve keşiştikleri yerleri açıklar.
Medeniyetlerin felsefe ile ilişkilerini ele alır ve bir medeniyetin en üst şekli, felsefileşmiş
medeniyet olmasıdır der. Kitabının sonunda da (Ekler) düşünce tarihinde dönüm noktası olmuş
belli başlı kişilerin ve olayların tarihsel dönem içinde karşılaştırmalarını ele alır. Bu karşılaştırmayı Çin Medeniyeti, Hint Medeniyeti ve Batı Medeniyetleri Camiası arasında yapar.
İslam felsefesini, çok ilişki içinde olduğu Batı Medeniyetleri Camiası içinde ele alır.
Günlük dilde kullandığımız, içiçe olarak kullanılan veya zıt anlam taşıyormuş gibi kullanılan
kavramların ayırımları ve kesişmeleri kitabın sağladığı en önemli katkılardandır. Bilgi ve inanç
arasında yapılan tanımlamalar örnek verilebilir : “Temellendirme ve gerekçelendirme yoluyla
doğruluğunu ve yanlışlığını gösterebileceğimiz inançlar, varsayımdır. Bu varsayımların doğruluğunu ve yanlışlığını kanıtlayabilirsek bu da “bilgidir”. Değişen şartlardan dolayı varsayımlar da değişebilir. Varsayımın değişmesi, giderek bilginin yanlışlama ihtimalini doğurur. Bu açıdan bilgilerin hepsinin değişebilme potansiyeli vardır ama bazı inançlar varsayımlaştırılamazlar bundan dolayı da gerekçelendirme ve temellendirme yapılamazlar.” Başka bir yerde de özet olarak: Bilginin temelendirilmiş inançlar olduğunu söyler.
Bir röportajında (GZT YouTube kanalı) hayatta başarılması zor üç şey başarmışımdır der
Teoman Duralı Hoca : Evlenmek, dil öğrenmek ve kuantum mekaniğini anlamak. Ve kaç dil
biliyorsunuz sorusuna Türkçeyi biliyorum der (Almanca, Fransızca, İngilizce, Malayca ve
başka diller de bilmektedir). Türkçeyi en iyi bilen birkaç kişiden biri olduğunu söyler. Bunun hiç
de öylesine bir iddia olmadığını kitaplarında da çok net görürsünüz. Size kitabında sunduğu
Türkçeye çok az yerde rastlarsınız. O yüzden ilk başta bir garipseyebilirsiniz ama zamanla o
dilin tadını aldıkça siz okurken zihninizde Hoca ile söyleşiler hep devam eder.