Bu sanırım küçük İskender’in en sevdiğim kitabı, bir ayrı. Şiirlerinde o hep kırılmış, öfkeli bir âşık ama burada bahsettiği “ölümü bilmeyen çocuk kabîleleri”ne benzeyen o adam onda farklı bir etki bırakmış gibi, kalbi biraz olsun acıyla da olsa yumuşamış gibi, onu gerçekten çok sevmiş; bir çocuk kabilesine inanır gibi sevmiş gibi…