Sinir bozucu, ırkçı başlığıyla, bir kürt sevdim...
Puan vermedi·272 syf.··
2024 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2024 19:02
Birkaç gün önce Diyarbakır'a doktora gitmiştim sabahın erken saatlerinde. Bir iki gün de kuzenlerimle takılır biraz kafamı dağıtırım diye düşündüm. İyi de geldi kalmak. Ertesi gün kuzenimin yıllardır samimi olduğu üst komşusu çağırdı bizi kahveye. O kahveleri pişirirken duvarda küçük bir rafta dizili kitaplar çekti hemen ilgimi. Bu hayatta en sevdiğim şeydir gittiğim her yerde farklı kitaplar görüp sayfalarını aralamak. Sırayla kitapları incelerken bu kitap ilişti gözüme. Tam da o an ev sahibesi elinde kahvesiyle içeri girerken. Evli iki çocuklu bir kadın. "Aaa dedim sen zamanında kürt birini sevdin de vermediler mi seni yoksa" diye sorarken, tebessüm etti. "Hayır dedi, bu hikayede kürt benim ve ailem beni (şu an ki eşime) bir Türk'e vermek istemediler. Tabi ki sebebi Türk olması değildi. Oturduk kahveleri yudumlarken anlattı özetle hayatından geçenleri. Sevdim ama vermediler dedi, son çare kaçmış sevdiğine. Kaçmış ama ailesi onunla küsmüş senelerce maalesef. Babası yıllarca küs kalmış ona. Tam da barışıp vuslat sona erdi derken vefat ediyor babası. Gözleri dolarak anlatıyor. Tebessümle elime aldığım kitap bir yumru gibi düğüm düğüm oldu boğazımda. Gözlerim doldu. Ama güzel şu ki kavuşmuştu sevdiğine ve en önemlisi pişman değildi, mutluydu eşiyle, iki dünya tatlısı çocuklarıyla. "Kitabı sabaha kadar ağlaya ağlaya okudum elimden hiç bırakmadan dedi. Kendini bulmuş o hikayenin bir kısmında. Ama o şanslıydı kavuşmuştu sevdiğine. İki yıl önce bu kitabı alacaktım sonra vazgeçtim dedim. Ver bana Midyat'a dönerken okurum yolda dedim. Verdi. Başladım okumaya yolculuk başlar başlamaz. Yanımda tanıdık birilerinin olmayışının rahatlığıyla daldım kitabıma, gözyaşım nasıl akıyor okurken anlatamam. Bu hikayede beni anlatan bir şey de yoktu aslında. Hüzünlü hikayelerde, şarkılarda, filmlerde ağlarım ben hep dayanamam, sanki gerçekmişçesine. Nefret ederim akan her gözyaşımdan tutamadığım için. Hiç de sevmem aslında aşk hikayelerini, filmlerini. İzlemem, okumam da. Aktı yolculukta sessiz sessiz o yaşlar her sayfayı çevirip okuyuşumda. Kitapta geçenlere değildi bu yaşlar. Yaşadıklarıma, yaşayamadıklarıma, olması bu kadar mümkünken hiçbir şeyin olamayışına. Tanıdığım biri, bir gün bana "O kadar güzel bir kalbin var ki kimi sevse sadece onun için atıyor." demişti. Şu kısacık cümleyle nasıl güzel özetlemişti tüm benliğimi, beni ben yapan kocaman derya deniz sevgimi. Dünyalara yetecek kadar sevgi var içimde ama saklarım onu hep sadece sevdiklerime. Bundandır kırgınlığım, bundandır hep üzülüşüm. Hüzünlüydü bu hikaye, aşktan ziyade kasvet doluydu satırları. Duygudan çok hastalıklı, akıl dışı bir ilişkiydi anlatılan karakterler. Gerçek hayatta umarım böyle takıntılı, hastalıklı ilişkiler yoktur. Kitabın ismini sevmedim hiç. Dikkat çekmek için bu kadar gereksiz, bağnaz bir başlığa gerek yoktu. Çok ayrımcı bir başlık olmuş. Ne demek 'Bir Kürt Sevdim' sanki bu dünyaya ait olmayan bir şeymiş gibi. Ben kürt değilim ama en az bir kürt kardeşim kadar sinir oldum böyle bir hikayeye, böyle bir haksızlığa, böyle bir ayrıma... her ne kadar bir hikayeye, bir filme oturup ağlayacak kadar güçsüz görünse de yüreğim, haksızlığa da bir o kadar başı dik ve asiyim. Sadece kendim için değil, etrafta gördüğüm her haksızlık için... Kitabın genel özeti, doğulu bir erkekle batılı bir kızın sözde imkansız aşkı. Bitmedi, üstüne bu aşk anlatılırken tıpkı filmlerdeki gibi gömmüşler yine doğuyu, doğuda yaşayanları. Baydı artık buraları görmeden uzaktan atıp tutan, yargılayanların bağnazlıkları. Neymiş her kürt terörist değildir sözde iltifat, sözde savunma. Yok neymiş burada evlenip boşanan bir kızla asla evlenilmezmiş. Merak ediyorum yazarı, kitabı yazarken hangi kaynaktan bilgi alarak yazmış çünkü ben bu satırları okurken kendi memleketime yabancı kaldım, tanıyamadım bir an yaşadığım yeri. Sanırım dizilerden almış ilham kaynağını. Buraları görmeden yalan yanlış konuşan önyargı güruhu, ya buraları gezip insanlarını tanıyıp öyle yorum yapın ya da araştırmadan, anlamadan, cahil cahil konuşup, yazmayın!!! Sözde bir aşk hikayesi. Hayır hastalıklı bir ilişki, okudukça içim kasvet doldu. Şükür ki kitabın son sayfalarını okuyup kapağını kapatırken içimi kasvet dolduran bu etki de uçtu gitti son sayfayla. Sevmedim ben bu kitabın hikayesini de ismini de. Tavsiye eder miyim, hayır etmem. Niye mi okudum, o kız çokkk güzel, çok etkilendim dediği için. İnsan, üzerinde bu kadar olumsuz bir etki bırakacak bir şeyi niye okumak istesin ki? Kitaplar zor zamanlarımda hep terapi gibi gelmiştir oysa bana, hâlâ da öyledir. Yalan ve sahtelik kokan şu zamanlarda en iyi arkadaş, en iyi terapi oldular bana. İyi ki varlar. Arada yanlışlıkla böyle kitaplara denk gelsem de okumaya her daim seve seve devam...
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma
·
480 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.