8/10
·381 syf.··
Beğendi
·
2024 69. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 20:45
Döneminin en zeki ve zengin kişilerinden biri olan Albert Ellingham, Vermont’un ulaşımı zor Mount Morgan daglık bölgesine inşa ettirdiği Ellingham Akademisi’ne, ögrenciye özel hazırlanmış müfredat doğrultusunda lisenin son iki yılını kapsayan eğitimi almaları için secme öğrencileri kabul ediyor, her türlü ihtiyaçlarını ücretsiz karşılıyor ve tüm öğrencilere her yönden zengin olanaklar sunuyordu. Öğrencilerin her biri ileri düzey bir yeteneği, ilgi alanı ve zekası nedeniyle bu özel eğitim için seçiliyordu. Albert, eğitim sürecinde oyunun önemine inanıyor ve oyunlarla öğrenmeyi de teşvik ediyordu. Albert, karısı İris ve kızı Alice, akademi arazisinde kendileri için özel olarak inşa edilmiş ‘Büyük Köşk’te yaşıyorlardı.1936 Nisan’ında kendilerine ‘Şeytanın Ta Kendisi’ diyen kişiler tarafından İris ve Alice kaçırılana, akademinin en parlak öğrencilerinden Dottie Epstein ortadan kaybolana dek mutlu bir yaşamları vardı. İris ve Alice’i kaçıranlar fidye istediler ve fidye de ödendi ama bu, İris ile Dottie’nin öldürülmesi ve Alice’in sırra kadem basmasını engelleyemedi. Yıllar süren ve sonuçsuz kalan aramalar Albert’i ve ailenin yakınlarını çok üzdü. Bir kaç yıl sonra da Albert ve bir dostu, garip bir yat kazasında hayatını kaybetti. Bu olayların gizemi ise, yıllar boyunca çözülemedi. 2010’lu yıllara gelindiğinde ise, yukarda bahsedilen trajedi yaşandıktan sonraki bir kaç yıl kapalı kalan ama, sonra tekrar ögrenci kabulüne devam eden akademiye, hayattaki en büyük tutkusu suçları, cinayetleri çözmek olan Stevie (Stephanie) Bell kabul edildi. Pittsburgh’lu fakir bir ailenin kızı olan Stevie Bell, akademinin her biri farklı isimlerle anılan ögrenci yurtlarından biri olan Minerva’da, Janelle Franklin, Nate Fisher, Ellie(Element) Walker, David ve Hayes Major’la birlikte kalıyordu. Stevie cinayet tutkusunu sosyal ilişkiler dahil her şeyin üstünde tuttuğu için kolaylıkla arkadaş edinemiyordu. Hobisi gereği iyi bir araştırmacı, keskin bir gözlemci ve bol okudugu için de pek çok konuda bilgi sahibi zeki bir gençti. Çok sevdiği ve örnek aldığı Sherlock Holmes gibi girdiği her ortamda kimsenin dikkatini çekmeyen küçük detayları görme ve bağlantılar kurma konusunda başarılıydı. Bu grup yurda yerleştikten sonra hep birlikte yürüttükleri gizli bir çalışma, içlerinden birinin ölümüyle sonuçlanınca, Stevie, bu olayın tam merkezinde buldu kendini ister istemez. Olayla ilgili araştırma kısa sürede bitse de, kafasına olayı tam oturtamayan Stevie gizlice kendi araştırmasına devam etti ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfetti. Araştırması sırasında yurtta kalan diğer arkadaşları ile ilgili gizli bilgilere de ulaştı ve kitap ters köşe bir bilgiye ulaşmasıyla sona erdi. Sade bir dil ve akıcı bir anlatımı olan kitabın sonu ve öykünün tamamı devam kitaplarını merak ettirdi. Karakterleri 14 – 16 yaş arası liseli gençler olan genç kurgu bir polisiye gizem kitabıydı ‘Şeytanın Ta Kendisi’. Olaylar birkaç bölüm arayla geçmiş ve günümüz olarak dönüşümlü anlatılıyordu. Şüpheli birçok olay ve kişi vardı. Bilmecelerini, olay örgüsünü, eksilmeyen aksiyonlu temposunu oldukça sevdigim ve devamını da okuyacağım bu kitabı, gizemli polisiye öykülerini okumaktan hoşlanan okurlar sevecektir diyor, keyifli okumalar diliyorum herkese. Kitaplarla kalın. (alıntı) “Gerçekte hiç var olmamış birini nerede ararsınız? Merdivende değil, merdiven boşluğunda.”
Şeytanın Ta KendisiMaureen Johnson · Ephesus Yayınları · 2022397 okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.