·493 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Temmuz 2024 23:23 Clarke’ın yine gelecek üzerine öngörülerini içeren zengin düşleri ve dehasını ortaya koyan ütopik bilimkurgularından biri…
Hikâyemiz Satürn’ün uydularından biri olan Titan’da kolonileşmiş insan ırkının Dünya ile ilişkilerini içeriyor. Bu gezegenin yönetimini elinde bulunduran Makenzie’lerin gezegen için en iyiyi elde etme çabalarını ve bunun için kendilerini üç kuşak klonlayıp aynı bilinç ve otorite ile yönetme çabalarını görüyoruz. Son klon Duncan ise Dünya’ya dördüncü kuşak klon için gidicektir, hem Dünya ile ilişkileri güçlendirmek hemde Titan’ın gelecek neslini yönetecek çocuğun doğumu için…
Bu gezi ile Dünya’nın tüm güzelliklerini, tarihini tanıma fırsatı bulan Duncan alışkın olmadığı yerçekimi ve birçok doğal olayı korkuyla karşılar. Titan atmosferi ve doğası ile Dünya arasında çok fark vardır, bu Duncan için beklenmedik zorluklar demektir. Ayrıca sürpriz bir şekilde hiç beklemediği bir gizemin peşine düşmek zorunda kalır. Çocukluk arkadaşı Karl ve 15 sene önce aşık olduğu Calindy ile ilgili bir olayın peşine düşer. Bu durumun sonuçları açığa çıktığında Duncan, aynı bilince aynı düşünce yapısına ve tutuma sahip olduğu önceki iki klonundan tamamen farklı bir düşünce yapısına geçer. Artık tek amacı evrende başka yaşam formları aramaktır.
Clarke her ne kadar gelecek için tahminler yapıyor olsa da geçmişin değerlerini ve ona bağlılığı es geçmiyor. Yıkımdan dönen Dünya’nın zamanla eski günlerine kavuştuğunu insanların Dünya’yı nasıl koruduklarını ve ilerleyen bilim sayesinde Dünya’nın çok daha yaşanabilir, gerçek doğasına kavuşturulma çabalarına şahit oluyoruz. Belki Clarke’ın öngördüğü gibi yüzyıllar sonra tüm teknoloji ve bilim çalışmaları bu yönde olucak…