Puan vermedi·216 syf.··
2024 4. kitabı
Koftan Şiirimsi Dingo'lama -4- Anlatmaya değer bir şeyleriniz varsa; kaleme sarılırsınız. Kalem tutan el, neşter tutan elden daha az mesuliyet sahibi değildir. Çünkü yazmak, konuşmaktır. Kadim medeniyetimizde 'söz'ün kıymeti ısrarla vurgulanmış ve işlenmiştir. Zira bizde söz, güherdir. Sözün dokuz boğum olduğunu ve boğa boğa söylemek gerektiğini bilmek demek; bizi kirleten şeylerin ağzıma girenlerden ziyade, ağzımızdan çıkanlar olduğunu bilmek demektir. Efendimiz (sav)'in sünnet-i seniyyesine ittiba ile; elzem şeyleri üç kere vurguluyor ve söylüyoruz; yazmak mesuliyettir, yazmak mesuliyettir ve yazmak mesuliyettir. *** Üniversitedeyken, Haber Yazma Teknikleri dersimiz vardı ve hoca, sınavda bizden birer haber yazmamızı istemişti. Haber yazma tekniği toplamda beş teknikten ibarettir ve şöyledir; Ters Piramit, Düz Piramit, Kare Tekniği, Ters Piramit ve Kare Tekniği'nin Birleştirilmesi, Serbest Teknik. Hocamızın sınava dair koyduğu tek kural ise şu; "Serbest Teknik haricinde, diğer türlerden biriyle yazacaksınız. Serbest Teknikle yazmak yasak." Hocamızın bu kuralına karşı çıkmış ve sebebini sormuştum. Cevabı ise şuydu; "Herkes kolaya kaçıyor. Suiistimal ediliyor." Ben de hocayla bir pazarlık yapıp; Serbest Teknik ile bir haber yazmıştım. Pazarlığımız şu idi; Hocamız beğenmezse bana sıfır verecekti. Bu teknikte ısrarcı olmamın sebebi; köşe yazarı olmak istememdi. Zira fıkra yazarlığı dediğimiz, köşe yazarlığı "Serbest Teknik" kullanmak suretiyle icra edilirdi. Şimdilik bu anekdot buracıkta dursun.. *** Şiirde serbest vezin, kıymetli bir vezindir. Hiçbir garezim yoktur ve olamaz. Zira birçok usta şairimiz serbest vezni kehkeşanlara çıkarmış ve ustaca işlemiştir. Fakat hocamın kural koyarken ki gerekçesi, serbest şiir için de geçerlidir. Şiiri suiistimal etmeye en müsait tür, serbest vezindir. Yazarken bolca "enter" kullanmayı ve kelimeleri mıncıklamayı maharet sananlar, mızmız edalarını cüretle şairliğe boyuyor ve şuaraya dair mızıkçılık yapıyor. Şiir sandıkları şeyi, "enter" kullanmadan peş peşe sıralasalar ve buna şiir demek yerine "deneme, mektup, günce, hikaye" deseler, eminim çok daha başarılı olacaklar. Telmihsiz, teşbihsiz, istiaresiz, cinassız, ritimsiz, ahenksiz, imgesiz ve tasavvursuz mısralar bir tek benim mi mideme dokunuyor? "Küçük bir çocuğun duası gibi dilimde Öyle masum ki Savaşlar durulur." (sözde) Mısraını, "Küçük bir çocuğun duası gibi dilimde. Öyle masum ki; savaşlar durulur." böylece cümle haline getirdiğim vakit sırıtmıyor ve hakkı gasp edilmiş estetiğe bürünmüyorsa; kusura bakmayın, buna şiir diyemem. Bu gibi şiirlerde yapılan tek sanat, mübalağa sanatıdır. Fakat o bile yanlış anlaşılarak yapılmıştır. İbrahim Tenekeci'nin şu tanımıyla aktaralım ki; " 'Bir araba kırmızı ışıkta geçti" dediğimiz zaman, bu nesir olur. Şiir ise şudur; " Kırmızı ışıkta geçen gemiler..' " Lakin bu taifenin mübalağadan anladığı şey; "Son model araba, efsane araba, o numara araba" mübalağasıdır. Hikmet Anıl, kitapta geçen bir şiirinde şunları söylüyor; "Seni çok özledim, çok Gerçekten çok özledim 'gerçekten' de çok özledim." Bakınız, Hikmet beyi itham etmiyorum. Şiir dediği şeyi itham ediyorum. Hikmet Anıl'a şair dedikten sonra, hangi cüretle Fuzuli'ye de şair derim? Diyen vardır, buyursun desin. Allah mübarek etsin.
Elif Gibi Sevmek 2Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 20177,8bin okunma
·
157 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.