·109 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Haziran 2024 02:44 Nobel Edebiyat Ödüllü Gabriel Garcia Marquez, dünyanın en önemli yazarlarından birisi özellikle de yazdığı romanı “Benim Hüzünlü Orospularım”ın oldukça değişik bir konusu var.
Yaşlı gazeteci 90. yaş gününde kendisine bir hediye vermek ister ve eskiden tanıdığı genelevi patroniçesini arayarak bakire bir kız ile birlikte olmak istediğini dile getirir. Bu sıra dışı teklif zamanla bir aşk serüvenine dönüşmeye başlar.
Yazar Yaşlı adamın hem Delgadina'ya olan aşkını bize anlatırken gençlik yıllarındaki aşk ve cinsel hayatına da değinerek geçmiş anılarına bir dönüş yapıyor, diğer yandan da kendi içsel çekişmelerini yansıtıyor. Monoton bir hayat yaşayan cinselliğini para karşılığı birlikteliklerle yürüten adam 90. Yaş günün de kendi için belki de ilk defa bir sürpriz yapmak ister ve değişik bir maceraya atılır. Ama hiç ummadığı bir durumla karşı karşıya kalır. Aşkın insanı nerde, ne zaman, hangi yaşta, ne durumda bulacağını kimse bilemez. Yaşlı adam da aşkı hiç ummadığı bir zamanda bularak kaderine boyun eğip, yazgısını kabullenmeyi seçerek bu aykırı ilişkiden sıra dışı bir aşk doğuyor.
García Márquez yaşlılığın vermiş olduğu hüznün etkileşimlerini, geçmişin acı izlerini, kişinin iç hesaplaşmalarını, aşkın insan üzerindeki değişimlerini o kadar ustaca anlatıyor ki aşkın olağanüstü coşkusuna tanık oluyoruz.
Kitabın adından sadece erotizm içerikli olarak algılanabilir oysaki cinselliğin yanında aşka ve ölümü de bir güzelleme yapılıyor. Karakterin duygu ve düşüncelerini daha ön planda tutuyor. Ana karakterin 90 yaşında olması aşık olduğu kızın da 14 yaşlarında olması kitaba karşı bazı önyargıların ortaya çıkmasına neden olabilir o yüzden ön yargılarınızı bir kenara bırakıp okumanızı tavsiye ederim. Bu şekilde okunduğu zaman gerçekten güzel bir eser. Yazarın bu okuduğum üçüncü kitabıydı. Ustanın güçlü kaleminden yine başarılı bir edebiyat klasiği ortaya çıkmış. Tavsiye ederim.