Küçük bir Londra kasabasında başlayan gerilim ve gizem dolu bu hikayeye hazır olun!
Kitabın daha başında kendinizi öyle bir kaptıracaksınız ki sonuna kadar nasıl geldiğinizi anlamayacaksınız. Yazarın diline, akıcılığına bayıldım. Her şey BBC muhabiri olan Anna ve Jack’in kızlarını kaybedip boşanmalarıyla başlıyor. Anna Londra’da kalırken Jack ise küçük bir kasaba olan Blacktown’a dönüp polisliğe orada devam ediyor. Ve bir gün iş için Anna hiç istemese de Blacktown’a gitmek zorunda kalıyor. Bu sakin ve kendi halinde olan suç oranı çok düşük olan kasabada bir ceset bulunuyor. BBC Anna’yı haber yapması için kameraman arkadaşıyla beraber kasabaya gönderiyor ve olayın ayrıntılarını öğrenmeye başlıyoruz. Çok zekice kurgulanmış bir roman. Sonu öyle bir ters köşe ki katilin kimin olduğunu çok iyi bildiğinizi sanacaksınız. Ama yanılacaksınız… Son sayfalara kadar sürüp giden gizem, birbiri ardına bulunan cesetler ve küçük yaştaki arkadaş grubunun başına gelenler. Polisiye-gerilim türünde bir kitap olsun ve heyecan hiç bitmesin diyorsanız işte bu o kitap. Hemen başlayın pişman olmayacaksınız