Yüksek bir beklentiye girmeden okursanız gayet sade bir dille yazılmış,okuması keyifli,insanda merak uyandıran,sanki bir dizi izliyormuşsun havası veren,bir çırpıda bitirilecek bir kitap.Biraz kitabın konusunu özetleyecek olursam;
Başınıza gelebilecek tüm kötü olaylar silsilesinin bir şekilde sizi bulduğunu hayal edin.Nora böyle bir zaman dilimi içerisindeyken kendini hiç olmadığı kadar işe yaramaz ve yalnız hisseder.Yaşadıkları kayıplara daha fazla dayanamayıp intihar eden Nora kendini ölüm ve yaşam arasındaki o ince çizgi olan “gece yarısı kütüphanesinde” bulur.Ve asıl hikaye bundan sonra başlar.Yaşamak istediği bir bir sürü hayat versiyonunu deneyimler.Ama deneyimlediği ,yaşamak istediği hiçbir hayat versiyonu onu tatmin etmez.Ve intihar edip kurtulmak istediği hayatı arar olur…Kitabı okurken aklımdan geçen bazı sorular;
Seçimlerinizi yaparken, seçmediklerinizin sizi götüreceği yaşantıları merak ettiniz mi hiç? Deneyimlemeyi çok istediğiniz ve geride bıraktığınız anların hangi kapıları açarken neleri kapattığını bilmek ister miydiniz?Evet Nora evrenler arasında kendi yaşamak istediği hayatlara konuk olup her seferinde aslında hiçbir evrenin onun yaşamak istediği hayat olmadığını deneyimliyor…Benim bu kitaptan çıkardığım en büyük ders;Hepimiz kendi hayatlarımızın başrolüyüz aslında.Başka hayatlara özenmek yerine kendi hayatımızı yaşanılabilir hâle getirip seçimlerimizden asla pişmanlık duymamalıyız.Yaşadığın hayat sana sunulan ve senin kaldırabileceğin en iyi hayat versiyonu olabilir.Sadece zorluklarla başa çıkmayı öğrenip her daim bir şekilde var olabilmeyi becerebilmelisin.
Keşke şöyle yapsaydım dediğimiz şeylerin bize mutluluk ya da başarı getireceğinin bir garantisi yok.Ne seçersek seçelim ne kadar farklı hayatlar yaşarsak yaşayalım içinde iyi şeyler de olacak kötü şeyler de.Önemli olan bunlarla nasıl başa çıkabildiğimiz ve kendimizi her koşulda sevebilme becerimizi kaybetmememiz.
Özetle;
"Ya tüm çırpınmalarını aşan daha yüksek bir anlamı vardır bu dünyanın ya da bu çırpınmalardan başka hiçbir şey gerçek değildir."
Matt Haig