Puan vermedi·240 syf.····Okunma: 23 Temmuz 2024 10:00 Virginia Woolf'u uzun zamandır feminist ve feminizmin ve kadın hakları savunucusu olarak biliyordum lakin kitabını ilk kez okudum ve sanırım okuduğum en zor kitaplardan biri olabilir.
Zorluğun getirdiği inanılmaz bilinç akışı yazım şekliyle her seferinde yazdığı düşünceler, bakış açıları, gözlem yeteneği beni hayrete düşürdü. Bir insan nasıl olurda cümleleri, pardon, hatta kelimeleri bile dansa kaldırabilir. Örneği kesinlikle bu kitap. Düşünceler, fikirler, duygular, karakterler, tutumlar, gözlemlerin adeta valsa çıktığı okurken zihninizin de o cümlelerle birlikte dans ettiğini fark ediyorsunuz.
Okurken bazen ben ne okudum oluyorsunuz ve kitabın içinde kayboluyorsunuz lakin yazar sonradan yolu gösteriyor ve sanki tünelde ışık bulup yola devam ediyorsunuz. Okurken çeşitli duygular hissedebiliyorsunuz. Öfke, neşe, soğukluk, sıcaklık ve bazen de hiç anlam veremediğiniz duygular..
Virginia Woolf manik-depresifti. Düşüncem şu yönde ki, kendine dönemeyen insan, içine bakamayan insan ve bunları yaşarken bunalıma girmeyen insan böyle bir kitabı yazıp, ortaya böyle bir kitap çıkaramazdı. Hayran kaldım.