·244 syf.····Okunma: 24 Temmuz 2024 12:08 “Karagöz Dersaadet’te Gölge Oyunu, Osmanlı Döneminde geçen eğlencesi yerinde bir polisiye. Karakterlerimiz Karagöz ve Cevat, Osmanlı’nın hafiyeleri olarak Sultan’a düzenlenen bir komployu engellemek ile uğraşırken başlarından geçen mizahı yönü kuvvetli maceralarını okuyoruz. Bu mizah bir yandan da mahzenlerde, yeraltında Dabbet’ül Arz, Ye’cüc ve Me’cüc ile karanlık bir anlatıya dönüşerek fantastik bir alana da adım atmamızı sağlıyor. Yazarın dil işçiliğini beğendiğimi söyleyebilirim. Belki bazı günümüz okuyucuları eski kelime çok diye düşünebilir fakat o dönemin atmosferi için bence yerinde olmuş. Hem kelime öğrenmek de faydalı olabilir. Kitapta dönemin sosyal yaşantısından da izler bulmak mümkün. Nasıl meslekler var, kim ne yapıyor, hangi tabirler kullanılıyor, kılık kıyafetler ne durumda gibi unsulara yer verilerek döneme ait motifler sergilenmiş.
Bir bölümde Serkomiser Muzaffer Bey’e eşlik eden hafiyelerimiz Karagöz ve Cevat’ın Kupa arabasıyla(atlı araba) yolculuğu var. Bana kalırsa metnin en keyifli bölümü burasıydı.
Kitapta beni tek zorlayan ve olumsuz olarak gördüğüm nokta ise bazı paragraflardaki yetersiz kalan mekân tasvirleri ile çevre betimlemeleri. He bir de yine biraz bununla ilintili olarak olayların ve karakterlerin tempolu geçişleri nedeniyle zihinde bazen ufak bir anlam kargaşası yarattığı bölümler söz konusu oldu diyebilirim.
Tabii şimdi bu kitap akıllara ilk olarak İhsan Oktay Anar tarzı mı diye bir soruyu getiriyordur. Ona da şöyle cevap verebilirim. İhsan Oktay’ı sevenlerin hoşlanacağı tarzda bir kitap.