Tobias, adını bilmediğimiz bir ülkenin bir köyünde annesi ile yaşayan yoksul bir çocuktur. Annesi Ester ona bakabilmek için dilenip, çalıp, köyün erkekleri ile yatmaktadır. Sonra bir gün annesi yine bir erkeğin altındayken Tobias aradaki bazı konuşmalardan dolayı, adamı bıçaklar ve evden kaçar.
Göçmen olarak gittiği ülkede Tobias'ın fabrikadaki umutsuz çalışma serüvenini okurken çocukluk aşkına duyduğu saplantılı özleme de şahit oluyoruz. Derken aradan geçen on beş yılın ardından çocukluk aşkı, onunla aynı fabrikada çalışmaya başlıyor. Ve soluksuz bir hikaye başlıyor.
Agota Kristof okumayı çok sevdiğim yazarlardan. Yine bizi çok enteresan ve karmaşık duygular içinde bırakacak bir kitapla baş başa bırakmış. Sade bir anlatıma sahip kitap hemen okuyup bitirilebilecek türden ama etkisi uzun bir süre sizinle kalacak. Mutlaka bir göz atmanızı öneririm..