Gönderi

Şehrengiz…
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 03:40
Bir sehre girdiginizde kimleri tanimak istersiniz? Yanından usulca geçip gittiğiniz insanlarin hikâyeleri hiç merakınızı celp etti mi? Ali ayçil, söz sanatının ustası , iyi bir şair. “sur kenti hikâyeleri” bir şiir kitabı değil fakat bence bir hikâye kitabı da değil. Eksiksiz ifadesiyle; bir şairin yazdığı hikâye kitabı. Betimlemeler, sözcük seçimleri ve cümlelerin dizilişi okuma keyfini zirveye çıkaran satırları oluşturuyor. Ama şu bir gerçek ki bu kitabı herkes beğenmez lakin ben bayııııllldııımmm İçimde 20 hikaye var önce birbirinden bağımsız zannediyorsun okudukça sanki iç içe girmiş çark gibi dönüverdiğini anlıyorusun… Beni her bi karekter farklı etkiledi. Karakterleri işleyişini size övmeyeceğim lakin şunu söylemeden geçemem - hani bi sokağa girersin farklı tiplemeler vardır uzaktan bakıldığında “e bu düz insan” dersin fakat incelediğinde ayrıntıları fark eder ve şaşırırsın ya. Hah Ayçil bunu çokzel işlemiş… Sihirbaz Seyfettin’i güzeldi, Mahinur’u güzeldi, Sarraf Nizamettin’i, Hüsrev’i, Bilge Mansur’u güzeldi… Sakine’nin güzel gözleri, gözlerine bir kere bile bakmayan eşi Numan’ı güzeldi… Fakat bunların yanında kalbimi bıraktığım biri vardı ki.. öf öf öf.. Dilber makbule… (Burda birazcık spoiler verecem kusura bakmayın ama bahsetmezsem çatlarım) Dilber Makbule gelip de yazarla yaptığı anlaşma mukabilinde hayatını ve şehirdeki herkesin hayatını kendi anlatmaya başlayınca, fikrimin ipleri çözüldü. “Acı ademoğlunu en çok beğendiği kapıdan ziyaret edermiş.” dediğinde buraya gelene kadar okuduğum tüm hikayelere bir daha dönüp bakma ihtiyacı duydum. Zaman zaman ‘Nasıl olur?’lar dolaştı aklımda, zaman zaman ‘Acaba kim?’ler. Dilber Makbule onu ziyaret eden acının ismini söylemeyecek ama içimde merakın kuşunu salmak istercesine okuduğum hikayelerin birisinde olduğunu söyleyip, beni anlamışsanız kim olduğunu bulursunuz diyecek. Söylememesinin gerekçesini ise şöyle açıklayacak: “Hissettiğinizi içinizde saklayın. İçinizde saklayın ki iki kişi arasında olup biteni, sevmenin görgüsünden uzak sayısız insan öğrenmesin.” Makbule’nin acısının ismini bu saatten sonra sadece tahmin edebileceğiz, kitabın sonunda belki yazar söyler diye bekledim ama olmadı. Tahmin edebileceğiniz çok kişi yok kitapta. Ya Makbule’yi –dolayısıyla şimdiye kadar okuduklarımı- anlamamışsam sorularıyla, umarım tahmin ettiğim kişi değildir isteği arasında gidip gelip bir de mahallenin Dilber Ablası’nın derdiyle dertlenmişliğiniz olacak kitabın sonlarında. Kasvet, hatıra ve ölüm, demişti ya Seyyah şehri ilk gördüğünde, sayfalar tükendikçe onunla hemfikir olduğum, yetmezmiş gibi bir de şehrin etrafındaki dağlara tırmandım, ovanın ortasına kurulmuş şehri tamamen göreceğim ve bununla yetineceğim, parçaları birleştirecek ayrıntıları yakalayamayacağım çünkü, sanki bir tül var aramızda ve tam buradan bakınca kentin evleri düzlüğe yayılmış bir ordunun miğferleri gibi gözükecek ve şöyle bitecek kitap: “Yükseğe çıkanın sözcükleri ne kadar da az.” DipNot: Herkesin beğenmeyeceği lakin Kilis yöresine ait Cennet Çamuru tatlısı tadında bi kitap şimdiden okuyucaklara sevgiler umarım inceleme işinize yarar kendinize iyi bakın ballisiler
Sur Kenti HikayeleriAli Ayçil · Dergah Yayınları · 20181,381 okunma
·1 alıntı·
299 Gösterim
1 Yorum
"Acı ademoğlunu en çok beğendiği kapıdan ziyaret eder" Ellerine yüreğine sağlık ne güzel yazmışsın ballısı 🌸
Olena
Gönderi Sahibi
UkdeiUkdei tahmin etmiştim beğenmeyeceğini 🤭🤔
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.