·310 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ağustos 2024 18:22 Hisse senedi veya emtia piyasalarında karşıt yatırım, kısaca coşkulu piyasalarda sat, korkulu piyasalarda al diye özetlenebilir.
Son bir yılda %50 yükselmiş hisseyi almak mı, yoksa %50 düşmüş, defter değerinin altında işlem gören hisseyi mi almak daha mantıklı bir karardır?
Yatırım performansını kısa dönemli ölçmeye başladığımızda aldığımız kararlarda risk payı yükselir.
Bir hisse senedinin fiyatı, o hisse için beklenen gelecekteki kazançlar ve kâr paylarıyla belirlenir. Bu nedenle kısa vadeli gelişmelerden ziyada uzun vadeli hisse performansının ve şirket kârlılığının yatırım kararlarında baz alınması daha doğru bir stratejidir.
Başarılı bir yatırım için bağımsız bir tutum geliştirmemiz, yeni ve yalın düşünmemiz gerekir. Başkalarının görüşleri ve tavsiyeleri ile bir o yana bir diğer yana sallanırız. Ancak yalnız yürüyerek hedefimize ulaşabiliriz.
Yatırımcı bir trend yakalamış ise mümkün olduğu kadar trend içerisinde beklemeli, pozisyon değiştirmemelidir. Birçok örnek bize göstermiştir ki, para al/sat ile değil yatırımcı olarak trendi takip etmekle kazanılmaktadır. Yükseliş trendini tespit edebilmek kolay değildir.
Ama belirli emareler ile hareket edebilir. Son zirvesinden %50 oranında düşüş yaşamış hisselerin tekrar boğa trendine dönmesi muhtemeldir. Keza uzun süredir yatay trend izleyen hisselerin de yeni bir trend başlatması beklenir. Dipte veya zirvede olağanüstü hacim yapan, standart sapması artan yani yukarı aşağı sert fiyat hareketleri yapan hisselerin de trend dönüşü yapacağı öngörülmektedir.
Karşıt yatırımcı için %50 oranında düşmenin yanı sıra belirli rasyoların da sağlanmış olması alım kararını teyit eder. Hisse fiyatı / hisse başına kâr oranı 12'nin altında olan hisseler, piyasa değeri, defter değerinin altında olan hisseler, piyasa değerinin net satışlara oranı 1'in altında olan hisseler ve piyasa değeri serbest nakit akış oranı 10'un üzerinde olmayan hisseler karşıt yatırımcının ilgileneceği hisselerdir.
Kârlı pozisyonları daha fazla kâr beklentisiyle satmak istemeyiz, aynı şekilde zarardaki pozisyonları ise döneceği umuduyla satmayız ve her iki durumda da çoğunlukla hatalı kararlar veririz.
Bundan dolayı belki de alım kararından daha önemlidir satım kararı... Zarar ederken %25 zarar stopu koyulması önerilmekte kitapta. Aynı şekilde, %50 veya üzeri kâra ulaşınca veya hisseyi üç yıl sonunda satmak gerektiği tavsiye edilmektedir.
Hisse, emtia piyasalarında işlem yapan küçük yatırımcıların faydalı bilgiler bulacağı bir kitap.