·108 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Temmuz 2024 20:50 Akıl almaz bir tüketim toplumu yaratıldı. Sürekli tüketiyor ve bu tüketim karşısında üretimimizin vasfı düşüyor. Zamanla hacmi de düşecektir.
Elimizde olanın yeterince iyi olduğuna inanmıyor, “en iyisine” sahip olmak istiyoruz. Antik Yunan’da temel erdemlerden birisi olan itidal tüm etik değerlerin de gerekli bir bileşeniydi. Günümüze baktığımızda ise itidalli olmanın pek imkanı yok.
FOMO (Fear Of Missing Out) yerine JOMO (The Joy Of Missing Out) ilkesini savunmamızın bizim için daha iyi olacağını söyleyen Brinkmann aynı zamanda bunun için bizlere çeşitli yöntemler sunuyor.
Her şeye sahip olmaya çalışmak ve hatta olmak her zaman insana mutluluk getirmiyor. Hatta öyle ki bir yerden sonra insanda ağırlık olarak kalıyor. O yüzden ölçülü olmanın kişiye her manada katkısı var. Politik, psikolojik, bireysel ve toplumsal birçok alanda itidalli olmak toplumu daha üst seviyeye taşıyor.
Şu anki toplumun tüketim çılgınlığından kopabileceğine inanmıyorum. Ama neyse ki en azından iğrenç ekonomimiz Türk toplumunu itidalli olmaya zorluyor.