Niçin sevilen varlıkların yitirilmesi gerekiyor?
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
*spoiler içerir “İnsani değerlere en bağlı, en idealist kişilerin bile yakınlarını anlamakta nasıl yetersiz kalabileceği…” Sadece bu cümle kitaba başlamam için yeterliydi. İnsanlar arasında hep bir oyuk olduğunu düşünürdüm. O oyuğu aşıp birine ulaşmak veya bana ulaşılması zor gelirdi. Bu kitapta, başkarakterimizin sağlam ve derin bir oyuğu var. Öyle ki bu oyuk annesi ve babası arasında, aşık olduğu adam arasında hatta kendiyle arasında bile var. Bu oyuk, kimine göre duvar, sevginin, aşkın bile aşamadığı bir şey. Kitabı okurken hakiki bağlar için sevginin yetmediği, o duvarı aşabilmenin anlamaktan geçtiğini anlıyoruz. Kitapta içinde anlayış barındırmayan sevginin bir insanı ölüme sürükleyebilmesine şahit olmak beni sarstı. Neler yaşadığını, nasıl hissettiğini göremediğimiz, anlayamadığımız insana duyulan şefkat bile acımasız aslında. Hatta o şefkat oyuğu derinleştirip duvarın üstüne bir tuğla daha koyuyor. Antal Iza’nın bencilliğinden dolayı ona ulaşamadığını düşünüyordu. Fakat kendinden önce herkesi düşünen biri nasıl bencil olabilir? Iza’nın en büyük sorunu anlayamamaktı. Çocukluğundan beri kurtarıcı rolüne büründüğü için bedeni ve ruhu katılaştı ve kimseye dokunamaz hale geldi. İnsanlar ve aralarındaki bağı yok eden de onlar için gösterdiği fedakarlıktı belki de. Kitap boyunca Iza’ya kızsam da kitabı kapatırken ölen o güzel karakterlere değil de yıldızlı gözleri çoktan sönmüş , yaşadığını zanneden Iza için iç çektim. İçinde herkesi kapsayacak bir sevgi barındırırken, hiç kimsenin ulaşamayacağı, kalbine dokunamayacağı bir konumda olmak zor olsa gerek. Iza, umarım ki son sayfadaki haykırışınla beraber insani güçlü değerleri kutsamaktan çok, insani zayıflığı hissedip yeniden yaşama dönersin ve şu sağır dünyada sana ulaşabilen bir ses olur… Vee Magda Szabo, seninle tanıştığım için çok şanslı hissediyorum.
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.