Selamlar, hafta sonumu bir polisiye gerilim kitabına ayırmış olmaktan mesut bir şekilde yazmaya başlayalım...
Joona Linna, Polis akademisine katılmadan önce orduda Özel Harekat Birimi’ndeydi. Ulusal suçla Mücadele Birimi’nde başkomiser olduktan sonra İskandinavya da herkesten fazla karmaşık cinayet vakasını çözmüştü. Arkadaşını kurtarmaya çalışırken suç işlemiş dört yıl hapis cezası almıştı. Sonrasında cezasına indirim uygulanmış ve Stocholm deki bir bölgede mahalle memuru olarak kamu görevini yapıyordu.
Sevgilisi Valeria’nın yanında haftasonunu geçiriyor iken Adli Tıp Profesörü olan arkadaşının ani ziyareti ile hayatının yeniden bir kaçış ve gizlenme sürecine gireceğini bilemezdi..
Norveç Kiriminal Polis Teşkilatı şüpheli bir cinayetin ön soruşturmasını Oslo polisinden devr almış, Bir dairede ölü bir adam bulmuşlar, başta alelade sarhoş kavgasına benzeyen vaka, kurbanın evindeki dondurucuda farklı kişilere ait çürüme aşamalarında donmuş vücut parçaları bulunca durumun seyri değişmiş. Tüm bunların Joona ile bağlantısı ise bulunan parçalardan birisinin Ölmüş olan karısı Summa’nın kafatası olmasıydı!
Joona’nın karısının ölümü başta uydurmaydı. Çünkü onun ölü olarak gösterilmesi gerekliydi..Tüm bunların sebebi ise yıllar önceki bir seri katilin varlığıydı..
Jurek Walter, bir seri katil, şizofreni aslında çok daha fazlası. Sapık değildi ama insanların hayatını mahvetmek gibi bir tutkusu vardı. Öldürmeye, işkence etmeye hevesli değildi, tabi bunları yapmaktan da çekinmezdi. Onun asıl niteleyen özelliği kurbanlarının ruhunu yok etme, içlerindeki kıvılcımı söndürme isteği...Nihayetinde onu yakalayan Joona, mahkeme sonunda tehdit edilir. Jurek Karısına ve kızına zarar verecekti. Onları korumak için o dönem farklı kimliklerle hayatlarına devam ederlerken Jurek ve suç ortağı kardeşinin ölümleriyle rahat bir nefes almışlardı. Ama tüm bu süreç sonunda Summa kanser olmuştu ve hayatını kaybetmişti.
Şimdi yıllardı ölü olarak bildiği Jurek Walter’in yeniden varlığını hissettirmesi, benzer vakaların günden güne artması. Joona’nın meslektaşı Saga’nın olayla bağlantısı ve ailelerinin içinde bulunduğu tehlikeli durumlar ile gerilim hat safhaya ulaşır?
Jurek Walter gerçekten ölmedi mi yoksa bu kötü bir taklit mi?
Finalde bizi nasıl bir son bekliyor?