BÖYLE KÜÇÜK ŞEYLER-CLAIRE KEEGAN,88 sayfa
Kısa ama etkisi çok büyük bir kitap okudum.İlk kez okuduğum bir yazar ve İrlandalı.Daha önce tüm kitaplarını okuduğum ve büyük hayranlık duyduğum İrlandalı Maeve Binchy gibi müthiş bir kalemi var. Yazar kitabında;” bu eser hiçbir surette bir kişiye ya da kişilere dayanmayan, kurmaca bir eserdir” diyor ama kitapta adı geçen Magdalen çamaşırhanesi İrlanda’nın kirli geçmişi. Nedir bu çamaşırhanenin özelliği,neyi temsil ediyor diye internette bir araştırma yaptığımda hiç de hoş şeyler okumadım. Neyse ki bu çamaşırhane 1996 yılında kapatılmış.
️”İrlanda’da 18. yüzyılın ortalarından 1996 yılına kadar Katolik Kilisesi ve İrlanda Cumhuriyeti Devleti’nin “suç ortaklığıyla” hüküm süren, “ıslahevi” adı altında birer “esir kampına” dönüştürülen çamaşırhaneler bunlar. Evlilik dışı çocuk doğuran, hırsızlık yapan, seks işçisi olarak çalışan, alkolik, zihinsel engelli, öksüz, yetim, düşkün, sorunlu, toplumun huzur ve refahı için tehlike arz eden, günahkâr, günahkâr olmasa da günah işleme ihtimali yüksek olan, “ötekileştirilmiş” kadınların ortak yuvası mekânlar… Köleler gibi çalıştırılan, sabahlara kadar hiç tanımadıkları insanların kirli çamaşırlarını yıkayan, dur durak demeden saatlerce ütü yapan, Katolik Kilisesi’nin ekonomik gücüne güç katarken kendi cepleri delik gezen, bunlar yetmezmiş gibi bir de istismar edilen, işkence gören, kaçmayı başardıklarında da “ait oldukları yerlere” polis zoruyla geri getirilen kadınlar… İmha edilen kayıtlar… Yıllar sonra keşfedilecek toplu mezarlar… Toplum tarafından dışlanan binlerce kadının işkenceye maruz kalmasına sessiz sedasız tanıklık eden duvarlar… “
Evet ,internette bu çamaşırhane hakkında yazan sözlerden sadece küçük bir paragraf. Bu kurumlarda kaç bin bebeğin öldüğü kaç bininin anne bebek bakım evlerinde evlatlık alındığı bilinmiyor. Kilise ve İrlanda Cumhuriyeti Devleti ile iş birliği içinde işletilen ve finanse edilen Magdalen çamaşırhaneleri için ancak 2013 yılında İrlanda Cumhuriyeti Başbakanı Enda Kenny tarafından özür dilenmiş. Peki bu özür ölenleri geri getirecek mi? Hayatta kalan bir kaç kişiye verilen tazminatla suçlar bağışlanabilecek mi?
Yazar bu nedenle yazdığı bu kısa ama anlamı çok büyük olan “Böyle Küçük Şeyler” kitabını bu çamaşırhanelerde acı çekmiş kadınlara ve çocuklara adamış.
Kitap kahramanımız Bill Furlong da babasının kim olduğunu bilmeden büyüyen, karısı ve beş kızıyla yaşayan bir odun ve kömür tüccarıdır. Noel yaklaşırken yoğun bir şekilde çalışan Bill bir sabah manastıra kömür siparişlerini götürdüğünde, kömürlüğe kapatılmış bir genç kıza rastlar. Bu manastır ve içinde yaşayan rahibeler hakkında kasabada hiç iyi şeyler söylenmemektedir.Bill kızı kömürlükten çıkarıp manastırın kapısına getirdiğinde ve başrahibe ile Konuştuğunda bazı şeyler dikkatini çeker. Bu karşılaşma sadece Bill ile kızın değil belki de tüm kasaba halkının kaderini değiştirecektir…