Gönderi

CEHALET MUTLULUKTUR
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
Merhabalar. Şimdi derin bir nefes alın. Çünkü bir nefeste okuyacağınız soluksuz bir kitap ile geldim size. Algernon'a çiçekler. Kitabın incelemesine geçmeden önce size yazarı hakkında biraz bilgi vereyim. Daniel Keyes kendisi hakkında çok bilgi yok. Wikipedia'da dikkatimi çeken bir bilgiyi paylaşacağım. 17 yaşında Amerika Birleşik Devletleri Denizcilik Servisi'ne katılmadan önce kısa bir süre New York Üniversitesi'ne gitti ve burada petrol tankerlerinde gemi kaptanı olarak çalıştı. Daha sonra New York'a döndü ve 1950'de Brooklyn College'dan psikoloji alanında lisans derecesi aldı . Bu kısımdaki 17 yaşına dikkat çekerim. O zamanlar hem üniversiteye gidip hem de gemi kaptanı olarak çalışması dikkatimi çekti. Bu koşullar altında karşımızda zeki bir adam var diyebiliriz elbette. Kitaptaki karakterinin tam tersi olarak. En ünlü eseri Algernon'a Çiçekler 'dir. Bu kitap ilk yayımlandığında aslında bir kısa öykü olarak yayımlanmış. O zamanlar Hugo ödülünü alır. Yazar da kitabı genişleterek bir roman haline getirir. Bu sefer bu kitabı da Nebula ödülü alır. Kitabın üç tane filmi var. Ben Charly'i izledim. Filmler kitap kadar iyi değil. Burada da erkek baş karakter En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Yazarımızın kendisi de Amerika Bilimkurgu ve Fantezi Yazarları Birliği'nden Emeritus Yazar Ödülü aldı. Bu kısma kadar yazarımızı tanıdık. Şimdi kitabın kurgusuna geçelim. Ah Charly! Charly düşük zeka düzeyi olan bir adam. Etrafı onunla sürekli dalga geçer, anne babası tarafından yalnızlığa terk edilmiş, arkadaşları onun üzerinden sadece ego tatmini yapar. Bir gün bilim insanları bir ameliyatla insan zekasını geliştirebilicekleri bir deney için Charlie'yi denek olarak kullanmak ister. Ve öğretmeni ile de konuşarak durumu Charlie'ye anlatırlar. Charlie ise bu durumu daha çok arkadaşları tarafından sevilmek için kabul ediyor. Belki de ihtiyacı olan şey zeka değil sevgiydi. Biz ise bu süreçleri İlerleme Raporları denilen günlüklerden okuyoruz. Bu deney daha önce bir laboratuvar faresi olan Algernon'a yapıldı. Algernon ameliyat olmasına rağmen şu ana kadar hayatta kalıp zeka geriliği göstermeyen tek hayvandı. Algernon'u bir labirente koyup engeller vererek yiyeceğe ulaşması için onu test ederler. Charly'imiz bu duruma üzülür. Çünkü zekasının düşük olması insani duyguları olmadığını göstermez. İlk başta sürekli bu fare ile yarıştırılıp yenilen Charly sonradan bu aptallığını fark ederek daha çok üzülür. Ameliyat sonrası ise... Geçmişi, arkadaşları, hayatı tamamen onu aşağılamaya, onu terk etmeye, ondan korkan insanları fark ederek hayatının tüm gerçekliği ile yüzleşir. Zeka seviyesi arttıkça etrafındaki herkesin onu kıskanmasını ve sürekli geçmişini hatırlayarak yaşadığı zorlukları anlayarak benlik bölünmesi gerçekleştiriyor. Benlik bölünmesinden demek istediğim Charly'nin ahlak kuramları ve onun hayatıyla oyuncak gibi oynayan insanlarla ne yapacağına karar verememsei. Ne kadar zeki olursa olsun fırındaki arkadaşlarını kaybetmek istemez örneğin. Annesi ve babası ile yüzleşme fırsatını elinden geldiğince erteler. Ameliyatla mı kendisi oldu ameliyattan önce bir hayatı var mıydı diye kendi kafasında kavgaları vardır. Peki ya ameliyat sürecinden sonra Charly'e tam olarak ne olacaktır? İşte size kurgunun bir giriş kısmı. Aslında kitap o kadar kısa sürede okunacak bir kitap. Kendinizi akışa bırakıyorsunuz ve kitap bir oturuşta bitiyor. Burada yazarın kurgunun alt temellerini mükemmel bir şekilde doldurmasına da borçluyuz. Charly birden bire çok zeki olmuyor örneğin. Kitabın girişinde onu yedi yaşında sanacağınız yazım hataları ve yanlış noktalama işaretleri ile dolu. Hatta Charly'nin bellek hafızası güçlü olmadığı için bir iki cümle ile her olayı anlattığını görürüz. Ardından Charly zekileştikçe artan hafızası, olaylar arasında bağlantı kurabilme becerisi geliştirmesi ve zekası arttıkça insanların kelimelerden niyetlerini hemen anlaması gibi olaylara denk geliyorsunuz. Zekasının artması birden ona insanlar arası ilişki kurabilme becerisi vermiyor tabi. Zaten bunu da görüyoruz. Kitap tamamen bir bilim kurgu değil. bilim kurgu sevmeyenlerin bile rahatlıkla okuyabileceği ve gözyaşlarına boğulacağı bir kitap. Kitapta daha çok ahlaki ikilemleri görürsünüz. İnsanların kendilerinden daha düşük zekalı bireyleri görünce ego tatminlerini onların üzerinde yaptığını, bir insanı kendi çıkarları için kullanabileceklerse asla geri çekilmeyeceklerini okuyoruz. Kitabın sonunda ise bir soru ile çıkarım ile ayrıldım kitaptan. İnsan zekasız olabilir. Bu normal bir yaşantı sunmaz belki ona ama bir yaşantı sunar. Ama insan sevgisiz olmaz. Sevgi ameliyatla verilecek bir şey değil. İnsanın yüreğinin dilinden anlamayacağı tek bir insan bile olmamasıdır asıl afet. Yaşamıyorum diyebilmek için kimsenin gözlerinize bakmaması yeterlidir. Zeka değil bizim sorunumuz. Sevgisizlik , anlayışsızlık, empati yoksunluğu bizim sorunumuz kalbimiz yokmuş gibi yaşamak. Ve diğer insanların da kalplerinin olduğunu unutmak. Eğer etrafınızda bir Charly var ise onunla sadece oynayın, onu sevin. O size, sizin kendinize verdiğiniz zarar kadar zarar veremez bile. Ellerinden tutun ve sarılın. Ama saklambaç oynayıp sakın eve kaçmayın :)
Toplum
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
··
204 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.