Kim demiş masallar gerçek değil diye?
İyiliğin olduğu yerde kötülük, ışığın olduğu yerde karanlık vardır. Hangi tarafı seçeceğin sana bağlıdır. Ya hep varsın ya da geçmişinle kendini yok etmek üzeresin.
İçindeki ışığı gören Defne Kaman, insanlığa da ışık olmak için bu yolculuğa çıkmıştır. Deli, uyumsuz denmiştir. Ancak var olduğu değerlerden vazgeçmeden yoluna devam etmiştir.
Hayat ağacı olarak bildiğimiz kayın ağacına değinmeyi ihmal etmiyor. Şaman kültüründen hayat ağacına...
En çok da hâlâ var olan insan, hayvan, doğa değerlerine aykırılık için mücadele vermektedir. Toplumda kadına değer verilmeyip kadın cinayetlerine, yazarın değimiyle erkek cinayetine değinmektedir.
Eserde Kutadgu Bilig, Lawrence Block'un Dedektif Matt Scudder eseri, Eşekli Kütüphaneci, Babaların Günahları romanı, Türk Destanları ve Şamanlıkta Renkler, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, Sefiller, Don Kişot, Manas Destanı, Gılgamış Destanı, İlyada, Kalevela, Oğuz Kağan destanları, Oblomov, Mehmet Siyah Kalem'in Erlik Han minyatürü, Erasmus'un Deliliğe Övgü gibi eserleri eserinde konuk etmekle beraber Nâzım Hikmet, Adalet Ağaoğlu, Orhan Kemal, Osman Şahin, Aziz Nesin, Fakir Baykurt, Mevlâna gibi isimleri de kısa bir şekilde konuk etmeyi de ihmal etmemiştir.
Öyle derin bir yolculuktur ki nereye, nasıl baktığın önemlidir. Kendini bulduğun an göremediklerini görebilirsin.
"Dünyanın merkezi tabiattır ve o da kadındır!"
İpuçlarını çizerek Sahaf Semahat ve Komiser Ümit Haydar Kaman ile birlikte ben de derin izler peşine düştüm. Çok keyifli bir yolculuktu. Kendimi bulduğum, sitem ettiğim, tahmin edemediğim bölümler oldu. Bu kitabı önererek, kitap ile tanışmamı ve böylesi keyifli yolculuk yapmamı sağlayan sevgili arkadaşım Aslı 'ya sonsuz teşekkür ederim.