Anadolu’da, İzmir’in Ödemiş coğrafyasında yaşamış bir “Robin Hood” figürünün hikayesi, halkın gönlünde yer etmiş bir kahramandır. Ahmed Arif, Otuz Üç Kurşun şiirini yazarken, kendi kuşağından olan otuz üç isimden biri olarak halkın sesi olmuştur. Benzer şekilde, Çakırcalı Mehmet Efe’nin hikayesini kaleme alan Yaşar Kemal de, Çakırcalı çetesinin bir parçası olarak halkın değerlerini ve direnişini edebiyata taşımıştır. İşte halk sanatçısı olmanın özü budur: halkın yaşantısını, acısını ve mücadelesini sanatına yansıtmaktır.
Birgi’nin kavaklarının dökülen yaprakları, Çakırcalı’ya ve onun efelik mücadelesine dair duyguları yansıtır:
Birgi'nin kavakları
Dökülür yaprakları
Bana Çakıcı derler
Yar fidan boylum
Yakarım konakları
Servi senden uzun yok
Yaprağında gözüm yok
Kamalı da zeybek vurulmuş
Yar fidan boylum
Çakıcı'ya sözüm yok
Bahçelerde kelem var
Arkamızdan gelen var
Kalkın gidelim efeler
Yar fidan boylum
İçimizde ölen var
Aradılar sordular
Birgi'çinde buldular
İnce tuzak kurdular
Yar fidan boylum
Kamalıyı vurdular