Öncelikle, her zamanki gibi yazarın diline ve çeviriye değineyim. Yazarın üslubunu iyi buldum. Çeviri de çok iyiydi. Bu yönden takdir ettiğim her roman gözümde bir adım önde başlıyor.
Loki'nin hikayesi direkt olarak kendi ağzından aktarılıyor. Bunun bir iyi, bir de kötü tarafı var.
İyi tarafına değinecek olursak Loki anlatıyor. Başka ne isteyebiliriz? Oyunbaz, düzenbaz, haylaz, fırlama bir tanrı. Ne yaparsa yapsın, kendisini haklı göstermekle işi olmayan bir tanrı. Çünkü davranışlarının sorumluluğunu kendi doğasının üzerine yıkıyor. Ufacık da olsa haklı taraflarının bulunduğu konular olabiliyor. Tabii malumunuz Loki kindar ve kötücül bir doğaya sahip olduğu için bu ufak tefek durumlara abartılı karşılıklar verebiliyor.
Kötü tarafına değinecek olursak Loki anlatıyor. Bu da aynı zamanda heyecanı baltalamış oluyor. Hikayenin sonunda Loki adına hiçbir sürpriz beklemiyorsun. Çünkü o herkesin tanıdığı Loki. Ne yaparsa yapsın işin içinden sıyrılıyor. Neler yapabileceğini okurlar kadar tüm Asgard biliyor. Bir de üstüne anlatıcı Loki olunca sit-com bir dizinin herhangi bir bölümünü açıp izlemiş gibi oluyorsun. Tabii Asgard Tanrıları bir şekilde Loki'nin tuzaklarına düşüyorlar ki bazıları da fazlasıyla basit yazılmış. Yazar burada biraz zayıf kalmış. Ya da ben öyle hissettim. Loki izlemeye ve okumaya fazlaca alışık olduğumuz için bana normal gelmiş de olabilir.
Şahsen çok keyifli bir okuma olduğunu iddia edemem ama bir kez olsun sıkılmadım. Çerezlik, vakit geçirmeli bir okuma deneyimi oldu.