İzmir’de göçmenlerin yoğun olduğu bir sokağa yerleşmişlerdi, daha gelir gelmez komşularının sıcak karşılamalarıyla kucakladılar şehri. Ailenin büyük oğlunun anlatımıyla tanıyacaksınız karakterleri. Kâh gülümseyerek kâh hüngür hüngür ağlayarak bir solukta okunacak bir kitap #tavsiye
Oradan oraya göçmek zorunda kalan polis bir aile sonunda aradıklarını salkım sokakta buldular galiba
Komşularıyla iç içe geçerken oğulları da komşu çocuklarla adeta kardeş oldular
Beraber büyüdüler, beraber sevindiler, en büyük acıları da berber yüklendiler…
🪻Barışın mümkün, ayrı dinlerin kardeşliğinin bir zamanlar yaşanmış bir gerçek olduğunu bilmekten üzülürmüş ….
🪻Neredeyse bütün hayatı kendisine sorulmadan alınan kararlara uymakla geçen bu yaşlı kadın hüzünlü yalnızlığının kararsız ve ürkek kalbinin farkına varmamız o yaşta mümkün değildi elbette
🪻Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve akpak gerdanınla
Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi
Sarmaşıklarla dolu balkonu örtük bir evdi
Altın bileziklerle dolu bileklerin
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin
Hatırada kalan şeyler değişmez zamanla
Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla
🪻Konya’dan bile daha memleket oldu artık bana burası bir gün köye döneriz diyordum ama yok burada yaşar gideriz inşallah derdi babam. Şakir dede de dönüş yok Üsküp’e bitti artık oralar derdi… kimsenin gitmeye bir yerlere dönmeye niyeti yoktu bu yüzden bizden de onlar gibi kalmamızı beklediler ilk başta .
🪻Ama hayat tam da bu değil mi nefes alıyorsun ciğerin yanıyor sonra alisiyorsun bu yangına
🪻Hayat o özlediğin zamanda takılı kalsaydı sadece anı olurdu, biz ona hayat demezdik .
🪻O kadar üzüldüm ki senden sonra mutlu olursam sevdiğimi sevdiğime söylersem o da beni severse sana ihanet ederim sandım sevdiğime kavuşursam seni unuturum sandım senin hakkın olanı ben yaşarım da mutluluk bize haram olur sandım #y:1648salkım s Salkım Sokak No:3