Gönderi

Tolstoy'un anlam arayışı
Elli yaşımda beni intihara kadar götüren sorum, aptal bir çocuktan bilge bir yaşlıya dek her insanın içinde yatan, benim de gerçekte başıma geldiği gibi, sormadan yaşama­nın mümkün olmadığı en basit soruydu. Soru şuydu: "Şimdi yaptıklarımdan, yarın yapacaklarımdan ne sonuç çıkacak, tüm hayatımdan nasıl bir sonuç çıkacak?" Soru başka bir ifadeyle şöyle olacaktı: "Neden yaşıyo­rum, neden bir şeyler istiyorum, neden bir şeyler yapıyo­rum?" Soru bir başka şekilde de şöyle ifade edilebilirdi: "Hayatımın, ileride kaçınılmaz şekilde beni bekleyen ölümle yok olmayacak bir anlamı var mı?" Farklı şekillerde ifade edilen bu bir ve aynı sorunun ya­nıtını beşeri bilgilerde arıyordum. Ve bu soruyla ilgili tüm beşeri bilgilerin karşıt iki ucunda iki kutup, biri artı, diğeri eksi iki kutup bulunan karşıt iki yarımküreye ayrıldığını, an­cak yaşamla ilgili soruların yanıtlarının her iki kutupta da olmadığını görüyordum. Bir bilgi dizisi soruyu kabul etmez, ancak bağımsız ola­rak ortaya koyduğu kendi sorularına açık ve doğru yanıtlar verir: Bu deneysel bilgi dizisidir ve en uç noktasında mate­matik vardır; diğer bir bilgi dizisi soruyu kabul eder, ancak ona yanıt vermez: Bu, kuramsal bilgi dizisidir ve en uç nok­tasında metafizik vardır.
·
137 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.