Yazarlığa 8 yaşında başlayan Capote’nin sonunu getiren o kitap: Soğukkanlılıkla.
Polisiyenin kaliteli kitaplarından biri sanıp almıştım; bildiğimiz tarzda bir cinayet, failler, bolca merak, gerilim içeren. Meğer her şey baştan belliymiş cinayete kurban gidenler de katiller de sonradan yaşanacaklar da çünkü gerçek bir olayı kurguya dökmüş yazar. Bir nevi “belgesel roman”. Buna rağmen bazı yerlerde kitabı yemek istedim merakımdan, o kadar çabuk sonuca bağlansın istedim. Son bölümlerde biraz odak dağılmış gibi geldi oralarda tempo düşse de genel olarak müthiş sürükleyici bir kitaptı.
1959 yılında ABD’nin Kansas eyaletinde küçük bir kasabada herkesçe tanınan, sevilen Clutter ailesi bir gece vahşice katledilir. Gazetede bu haberi gören Capote araştırma yapmak için Harper Lee ile olay yerine gider. Başlarda makale yazmak için gitse de olayın derinine indikçe bir kitap yazmaya karar verir benzeri görülmemiş kurgu dışı bir kitap olacaktır bu. Ve öyle kolay da olmayacaktır 4-5 yıla yayılacak ve zamanla Capote’yi de içten içe bitirecektir.
Dediğim gibi bildiğimiz cinayet romanı kurgularından farklı en başından her şey belli olduğu aslında daha çok suçlu psikolojisini irdeleyen bir kitap diyebiliriz. Bunun yanı sıra Amerikan hukuk sistemine de bir bakış(göz devirerek) atıyoruz. Size de oluyordur bazen haberlere bakıp sorgularsınız; bi insan bunu neden, nasıl yapar. Aslında Capote bu sorunun cevabı niteliğinde bir kitap sunmuş bizlere.
Eline sağlık ama okuduğum bazı şeylerden sonra kendisinden soğudum. Haddime değil belki ama bence kendisi de çok sağlıklı sayılmaz. Kitap için katillerin idam sürecini uzatmaya çalışması sonra süreç uzadıkça kitabı bitirmek için bi an önce asılmalarını istemesi gibi birtakım dedikodular var bilemem doğru mudur :) Hakkında iki film varmış mutlaka bakıciim.