Puan vermedi·466 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ağustos 2024 09:46 -1.Dünya Savaşı sırasında yoksul bir çiftçinin oğlu olan Georgi, Rus hanedanlığından birine düzenlenen suikaste engel olunca hayatı tam tersine döner. Kendisini birkaç gün sonra Kışlık Saray’ın önünde, Rus çarının oğluna hizmet ederken bulur. Georgi meraklı, yakışıklı, genç bir delikanlıdır ve gönlünü güzel bir prensese kaptırması o kadar da uzun sürmez ayrıca tek sorun köylü olması da değildir, savaş vardır ve Rusya çok büyük bir tehlike altındadır. Herkes krallığı yok etmeye çalışırken, Georgi ve güzel prenses göç ve sürgünle dolu bir hayatta kalma mücadelesi verirler.
-John Boyne çok sevdiğim ve her kitabını okumak istediğim yazarlardan biridir. Bu kitaba da kesin biraz üzüleceğim, ağlayacağım diyerek başladım ve öyle de oldu. Kitapta olay aşk değildi. Üstten bakınca aşk üzerine kuruluydu ama asıl olay Georgi’nin tek başına yaşadığı duygulardı. Yanında kim olursa olsun, o hep tekti ve kendi dünyasındaydı. Bazen sevdiği kadının ona yaptığı şeyleri doğru bulmadım, bazen Georgi diğerleri tarafından böyle davranılmayı hiç hak etmiyor dedim ama o her zaman cesur ve sadıktı. En korktuğu anlarda bile çok cesurdu. En güçsüz olduğu anlarda bile güçlüydü. En üzgün ve çaresiz hissettiği anlarda bile dik durup birilerinin ona dayanmasına izin verdi. Kimse onun elini tutmazken o hep birine tutunmak istedi. Olayların en başında bile tek istediği arkadaşını korumaktı. Özetle kitap beni çok üzdü ama yine de en sevdiklerim arasına ekledim…