Çok ilginç bir kitap. Yazıldığı zaman ve yazarın yaşı, ikinci kitabı olması göz önüne alınırsa gerçekten zamanının önünde bir eser. Pamuk' un ne kadar yaratıcı olduğunu gösteriyor. Hikâye bir sahil kasabasında geçiyor. Babaannelerini ziyarete gelen üç kardeş ve kasabalılar. Ziyaret günlerine dair olay az. Daha çok roman kişilerinin geçmişi anmaları, kendileriyle hesaplaşmaları, pek çok şeyi sorgulamalarıyla geçiyor. Farklı kişilerin zihninden Allah, varlık-hiçlik, yaşam-ölüm, ahlak, gelenek, tarih, siyaset, aşk, gençlik vs. pek çok konu tartışılıyor. Güncel olarak da o günlerde yaşanan, 1980, gündelik hayâtın içinde dönemin siyasal durumu veriliyor. Bunu yaparken de ideoloji ya da propagandaya dalmadan günlük yaşamın içine yedirmiş. Güncel olaylar az. Sıradan olaylar sonunda çok vahim bir neticeye varıyor. Pamuk farklı insanların -yaşları, cinsiyetleri, eğitimleri, yaşamları başka başka- düşüncelerinden ve duygularından iç dünyalarını başarıyla vermiş. Hepsine başka bir düşünce ve duygu dünyası kurabilmiş. Yalnız hepsini aynı dille konuşturmuş. Farklı diller kullanamamış. Roman bölümler halinde, farklı kişilerin birinci tekil ağzıyla yazılmış. Ancak hiçbir bölümde o kişiye has bir dil ve üslup, ağız yok. Sanki hepsi yazarın üst bakış açısıyla anlatılmış. Çok zor olduğunu biliyorum ama kitap bu kadar iyi ve yazan da Orhan Pamuk olunca insan bunu da bekliyor.

Değişik olan bir başka yansa kitabın imlası. Türkçenin yazım kurallarına aykırı cümle kurulumları, noktalama işareti kullanımları var. Bir bölüm, on beş sayfa kadar, tek bir cümle olarak yazılmış. Özel adların ilk harfinin büyük yazılması kurallarına falan uyulmamış. Bunun bilinçli bir tercih olduğunu, kalıpları kırmaya çalıştığını, farklılık oluşturmaya uğraştığını sanıyorum. Ancak kendi içinde bir tutarlılığı yok. Bence dağınık olmuş. Kural dışı cümle kurulumları okumayı güçleştiriyor. Noktalama işaretlerinin yanlış kullanımları cümleleri söylemek istediğinden farklı anlamlara getirebiliyor. İç monologların mantıksal-zamansal akışı iyice dağıtılmış. Bilinç akışı tekniğini iyi kullanmış bence. Bazen anlatılanları takip zorlaşıyor, sıraya koyup hikâyeyi çıkarabilmek için zihinsel uğraş gerekiyor. Yalnız yine bu teknik de birden çok kişi için aynı şekilde kullanıldığından karakter özelliği olarak herhangi bir kahramana özel olamıyor. Sonuç olarak mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.