Yanan Altı Gül, serisinden bağımsız olarak okuduğum ve bu şekilde de anlayabildiğim bir kitap oldu. Kısa ama doyurucuydu, akıcı ve genel anlamda güzel bir dille yazılmıştı.
Anlatımda beni rahatsız ettiğini düşündüğüm, belirgin olan sadece bir nokta vardı; karakterin kişiliği olaylar üzerinden belli edilebilecekken devamlı olarak dile getirilen kişisel özellikler. Lilith öğrenmeye meraklı olduğunu, bilgiye aç olduğunu, insanları anlamakta zorlandığını o kadar belirtti ki ister istemez gözüme battı. Karakterin kendine dair yargılarını ve düşüncelerini elbette görebiliriz ama bunlar zaten onun davranışları ve kararlarından yola çıkılarak kolayca anlaşılabilirken kendisinin de defalarca kez dile getirmesine gerek yok bence. Yine de şunu söyleyebilirim, birinci kişi ağzından okumayı pek sevmesem de hoşuma giden bir kitap oldu.
Bir de romantizm öncelik olarak tercih ettiğim bir tema değil ama Vale ve Lilith'in ilişkisini sevdiğimi söyleyebilirim. Açıkçası başta aralarındakinin yüzeysel ve tutkudan öte bir şey olmayacağından korktum ancak ilişkileri bu yönde gelişmedi. Erkek karakterin zaaflarını gösterebilmesini seviyorum, taş duvar gibi olanlar ve ancak kitabın sonunda duygularını adam akıllı dile getirebilenler, zaaflarını son ana kadar saklayanlar pek benlik değil. Vale içtendi ve bunu sevdim.
Özetle kitabın okunabilirliğinin yüksek olduğunu ve keyif vereceğini düşünüyorum. 8 puan verdim ama siz 8.5 sayın, 9 verdiğim diğer kitapları düşünerek 8'e indirmek durumunda kaldım çünkü.