Puan vermedi·250 syf.····Okunma: 16 Ağustos 2024 23:27 #Okudum
#KitapYorumlarım
#ŞadanKöse
#ÖyküKitabıÖmrümOldukça152Sayfa
#OdessaYayınevi
#ŞiirKitabıHoşçakal118Sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Odessa Yayınevi'nden çıkan, şair ve yazar Şadan Köse'ye ait olan öykü kitabı "ÖMRÜM OLDUKÇA" ve şiir kitabı "HOŞÇA KAL" ı tanıtmaya çalışacağım.
Daha önce yazarımızın biri fantastik olmak üzere üç romanını okumuş, incelemelerini yapmıştım. Şimdi öykü kitabından söz edeyim. Ardından şiir kitabı için duygu ve düşüncelerimi arz edeyim.
Efendim "ÖMRÜM OLDUKÇA" yirmi üç öyküden oluşuyor. Her biri farklı zaman, karekter ve konudan ibaret. Çoğu hepimizin yaşamlarından bulabileceğimiz anıları barındırıyor. Bire bir olmasa da benzer hikâyelerin hüküm sürdüğü neticelerin toplamı. Bazı yerlerde duraksayıp yutkunduğum, gözlerimin dolduğu, tebessüm ettiğim, korktuğum, gerildiğim, kaçtığım, kızdığım, öfkelendiğim, mutlu olduğumu söylemeliyim. Öykü kitapları benim dinlenme alanlarım. Seri uzun soluklu, yorucu, düşündürücü, kalın kitaplardan sonra ruhuma pansuman edilmiş gibi hissediyorum. Adeta dinleniyorum. Romanlardaki gibi bir konu etrafında olup, sayısız acaba ve çıkarımlar, takip, ince ayrıntılardan sonra, okuru bazen soluklanmaya, biraz dinlenmeye bir kısa mola almaya sürüklüyor. İşte ben de bu yirmi üç öyküyle ciğerlerime, beynime, ruhuma biraz dağ havası aldırdım.Öykü kitaplarını okumak; bayram gezmesi gibi geliyor bana. Her uğrak verdiğimiz dost, akraba, komşu, arkadaş evlerinde kısa ve neşeli sohbetler eşliğinde lezzetli ikramlıkları yemiş, tadı damağımızda kalmış, evlerimize keyifle gitmişiz gibi. Bu yüzden kitap seçimlerimde arada öykülere sıkça yer veriyorum.
"ÖMRÜM OLDUKÇA" da yazarımızın gönül sayfasından, anılarının da yer aldığını göreceksiniz. Ayrılığın eşiğinde Harun'un Aysel'e duyduğu karşılıksız aşkını, "Mor Bandanalı Garson" öyküsünde kadının gücünü, bağımsızlığını, sadece bir bandananın aksesuar değil özgürlük yolculuğunda taşıdıkları bir sembol olduğunu, Turgay'ın elli ikinci yaş gününü, beklediği ölümün babasının kaderine olan bağlantı benzerliği ve yaşanan sürprizi, Can'ın yeni bir hayata başlangıcını, Mehtap ve Oğuz'un mutlu sonunu, Serdar Bey'in ölen kızına olan özlemini, Işıl kızın köy meydanında mor cepkeniyle boy göstermesini, aldanışını evine boynu bükük dönüşünü, Kudüs'ün dar sokaklarında Ahmed'in içler acısı ölümünü, Selin ve Cemal'in beklenmedik vedasını, Oğlu tarafından para için akıl hastanesine yatırılmak istenen Halide anneyi, mübadele yıllarında İskece-Bursa arasında Ahmet ve Zeynebin zorlu aşkını ve daha bir çok öyküyü kalbiniz elinizde heyecan ve umutla okuyacaksınız.
"Zengin zengindir onun bakış açısı her zaman birinci tekil şahıs'tır yani ben odaklıdır. Duyguları yoktur. Para odaklıdırlar! Sevgiden, aşktan önce gelir hayatlarında".
Şimdi şairimizin şiir kitabı "HOŞÇA KAL" diyelim:
Yüz on yedi şiirden oluşan şiir kitabı; hüzünleri, özlemleri, tutkuları, acıyı, ayrılışı, vuslatı, hayal kırıklığını, hasreti, aşkı, sevgiliyi, vatan, oğul, torun, aile sevgisini, bayrak ve Atatürk sevdasını, unutmayı, ukte içinde kalan yarayı, pişmanlığı, terkedilişi, huzuru, doğayı ve kısaca insanı biraz tatlı, biraz buruk, azıcık nüktedan, biraz melankoli ve çokça huzurun renkleriyle anlatıyor Şadan Köse. Herkes kendi için bir tuvalde bu renklerden kendi ruhunun tablosunu yapabilir. Zaten tüm şiirler içtenlikle sizi sarmalayıp içine alıyor. Hislerinizin tercümanı olup boy aynasında duygularınızın derinliğine doğru gönlünüzün coğrafyasında dört mevsimlik bir yolculuğa çıkarıyor.
Kendi deyimiyle "Nazım Hikmet'in derin sosyal duyarlılığı, Yahya Kemal'in melankolik nostaljisi ve Orhan Veli'nin sıradan hayatın içindeki olağanüstü güzelliklerini keşfetme yeteneği benim için sadece okunacak metinler değil, aynı zamanda içsel bir yolculuğa çıkmamı sağlayan pusulalar oldu". Diyen şairimizin ilk şiirindeki zarif, aşk dolu, sevimli ve samimi dizeleriyle incelememi tamamlıyorum.
KAHVENİ NASIL ALIRSIN
Ne güzeldi komşumuzun kızı,
Görünce yüreğime dolardı sızı,
Dayanamadım bir gün çaldım kapısını,
Kapı açıldı karşımda komşu kızı! Buyur etti içeri,
O önüne bakıyordu,
Bense ona.
Geçtim oturdum divana
"Kahveni nasıl alırsın?" dedi.
Ben de elinden alırım dedim.