·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Ocak 2023 23:46 Spoiler içerir.
*
*
*
*
*
Hava değişimi için doktorun tavsiyesi üzerine eskiden soylu ancak şimdilerde sefil durumda olan bir ailenin evine misafir olarak yerleşen karakterimiz daha yolculuğa başladığı andan itibaren kendisini gizemlerin içinde bulur. Eve kadar kendisine refakat eden Felipe’nin hal ve hareketleri dikkat çekici derece farklı olsa da karakterimiz bu durumu pek önemsemez. Ancak eve yerleştikten sonra evin annesinin sürekli miskin bir şekilde keyif yapması, evin kızı Olalla’nın da ortalıkta görünmemesi şaşırtıcıdır. Bu süreçte karakterimiz evi, evin içinde bulunduğu araziyi keşfeder ve temiz havanın da etkisiyle sağlığına kavuşarak günden güne daha iyi hisseder. Ta ki Olalla ile karşılaşana kadar. Görür görmez aşık olsa da Olalla o evde kalmasının artık mümkün olmadığını ve gitmesi gerektiğini söyler. Sonrasında olaylar beklenmedik bir şekilde gelişiyor, mecburen karakterimiz evden ve Olalla’dan ayrılmak durumunda kalıyor.
“Sevdiğin ben miyim dostum, yoksa beni ben yapan o soy mu? Kendini zerre kadar tanımayan ve kendi adına tek bir söz söyleyemeyen bu kız mı, yoksa gelgeç bir burgacı olduğu ırmak, ömürsüz meyvesi olduğu ağaç mı?”
Olalla
Kitapta çok az diyalog bulunmakla birlikte bolca, özellikle soyluluğa dair birçok tahlilde bulunuyor yazar. Vampir teması kitapta bir cümlede işlenmekle birlikte keşke daha geniş ele alınsaydı demekten kendimi alamadım. Yani Olalla geniş bir vampir hikayesi olabilirmiş. Yine de Stevenson’ın gördüğü bir rüyadan yola çıkarak bu hikayeyi kaleme almasını göz önüne alınca kitap okunmaya değer diye düşünüyorum.