Evet bu yazar ilk Gece Yarısı Kütüphanesi kitabıyla karşıma çıktı. Fazlasıyla sevdim ve kendimden anlar yakaladım. Diğer kitaplarını da okumam gerektiğini düşündüm, yanılmamışım. Aslında ortak bir nokta vardı. Her kitapta yaşadığı duygu durumlarından bahsediyordu. Başa bela olan depresyon, anksiyete vs ... Bu kitabında da kendimden çok şey yakaladım. Beni daha fazla içine aldı Yaşama Tutunmak İçin Nedenler kitabı. Geçmişten günüme anlar canlandı gözümde. Benim için kitabın en keyifli yeri sayfa:131'de geçen "Okuyabilmek için seve seve borca batabilirdim, ki battım." cümlesi oldu. 2009 senesinde üniversiteye ilk başladığımda senetle, sözleşmeyle taksitli ödemesi olarak bazı yayınların kitap setleri oluyordu. Dayanamayıp - kitaba verdiğim paraya acımam diyerek- kaç adet set aldığımı dahi hatırlamadan satın aldım. Tabi ki bu durumu aileme bahsetmedim. Sonra da son 4 taksidini ödemek için avukata verilmeden bir kafede yarı zamanlı olarak çalıştım tabi ki. Benim için bambaşka bir tecrübe oldu bu durum. Şimdi gülerek bahsetmek bile bambaşka. Bu kitapta da aslında bahsi geçiyor. Doğru da. Hangimiz şimdi ki zamanda fazlasıyla yaşayabiliyoruz ki... Depresyon hayatımızda var hep var olacak ama bununla yaşabilmekte önemli. Bunu başaran, bu sayede böyle (bana göre) gayet iyi yazıları olan bir Matt Haig yazarımız var karşımızda.
Kendisi de bahsetmiş bu kitabın anı mı, kişisel gelişim mi, yoksa bir inceleme kitabı mı olduğunun bilincine varamadığından. Bana kalırsa kendinden yola çıkarak bizlere de tavsiye verdiği, tamamen kendisini incelediği bir kitap olmuş.
Ne diyebilirim ki, bizlere de keyifli okumalar düşmüş.
Elbette tavsiye ederim.