"İntihar ölümün çekiciliği değil, yaşamın iticiliğidir!"
Kendi halinde hayata tutunmaya çalışan Mustafa aklının odalarında bizleri gezdirirken hepimizin zaman zaman haykırmak istediği suskunlukları da gün yüzüne çıkarıyor.İşe başladığı ilk gün aşık olur ve her şey eline geçen bir defter ile başlar.
İki ay akıl hastanesinde kaldıktan sonra hastadenden çıkar ve bir hafta sonra ünlü akademisyen Mustafa Yalınayak bir bankta ölü bulunur.Otopsi raporu gelmeden önce yatağının başucundaki duvara kazarak yazdığı sözler intihar eyleminin gerçekleştiği yönündedir.
O defterde neler yazıyordu?
Neden akıl hastanesinde yattı?
Mustafa'yı ölüme sürükleyen sebep neydi?
Kısacık bir kitap birçok düşünceye,sorguya yönlendiriyor.Yazarın ilk kitabı olmasına karşın çok başarılı buldum.Okurken çok tanıdık bir kalem gibi geldi kitaba daldığım bir ara 'Zweig' okuyorum sandım,sonlara doğru 'Martın Eden' havası vardı.Erasmus'un 'Deliliğe Övgü' kitabını da anımsattı.Ele aldığı konu çok güzel ince detayları var.Toplumsal değerler değişmeyen tutumlar.Psikolojik süreçler ve bereberinde getirdiği sorunlar..
"Belki de deli diye yaftalanan değil de, akıllı sıfatı ile anılanlar gözetim altında tutulmalıydı.."
Bir süre etkisinde kalacağım.Keyifli bir okuma oldu.Emeğinize sağlık
Kaleminiz daim olsun hayat boyu başarılar diliyorum. Muhsin Demir
(Akıllı delilik:Tehlikeli bir sınıf,bir miktar delirelim lütfen.)
Kesinlikle öneriyorum
Kitapla ve sevgiyle kalın.