Kerem Işık yeni tanıştığım bir yazar. Belli ki çok geç kalmışım. Sınır, usta bir yazarın elinden çıkmış çok etkileyici bir metin. Masal, öykü, novella, roman...Artık türler arası sınırlar öyle çok kesin değil. Kolayca aşılıyor, başka bir türe geçiliyor. İyi de oluyor. Zaten Sınır, sınırları sorgulayan bir kitap. "Yokyer"den "var" yerlere okura zaman ve mekan dışılık duygusu veren öykülerden oluşuyor. Hem fantastik hem de fena halde gerçekçi metinler. Hem masalı, uzakları anlatıyor hem de sınırlarla, savaşlarla, yokluklarla yazılan bugünün tarihini.
Çocukluk, çocuk kahramanlar merkezde. Çocukluk insanın hem cennetidir hem de cehennemi. Yazar bu cennet ve cehennemin kazısını yapmış. Herhalde en çok "Balina" öyküsü beni etkiledi. Hem kendine ait dünyanın, yerin, zamanın dışında olmak hem de saklanamayacak kadar büyük olmak ne kadar dramatik! Bir de son öykü, Sınır. Dino Buzzati'ye ithaf edilmiş. Tatar Çölü'nü daha iyimser bir bakış açısıyla yorumlamış yazar. O anlamsızlık, boşluk duygusuyla bırakmıyor okuru, ferah bir umutla nefes aldırıyor.