Merhaba bugün sizlere @selamicinarci nın #yedikilise adlı kitabı ile geldim. Yazardan okuduğum dördüncü kitap ve her kitapta yazarın kalemi beni şaşırtıyor
Kitabın konusuna değinecek olursam Adelya on dokuz yaşında ve en büyük hayali olan iyi bir gazeteci olmak. Ancak son tercihlerinden biri olan Van’ın çıkması onda büyük bir hayal kırıklığı yaşatır. Gazetelerde televizyonlarda okuduğu gibi bir manzara ile karşılaşmak onu çok korkutuyor hatta otobüsten inip eve tekrar gitmeyi bile düşünüyor. Babasının arkadaşının otelinde kalıp kendi halinde olmak istiyor bu nedenle fazla samimiyet kurmak isteyenlere mesafe koruyor. Üniversitenin ilk günü Eda ile tanışıyor ve Eda’nın fazla sohbetli olması onu rahatsız ediyor. Önyargılarından dolayı kimle muhatap olmuyor taki doğum gününde arkadaşlarının ona sürpriz yapmasıyla biraz olsun önyargılarından kurtuluyor. Ona Tamara diye seslenen Taha sınıfın en haylaz, en komik çocuğu ve sıra arkadaşı Eda sayesinde tamamen sınıfına ve bulunduğu yere uyum sağlıyor. Onlarla birlikte gittiği kamplar okul kulübü Adelya’nın bakış açısını değiştiriyor. Üniversitenin bitmesiyle evine dönecek Adelya’nın Taha’nın onu bir adaya götürüp onu tek başına bırakması Adelya’nın hayatını değiştiriyor.
Taha’yı bir daha göremeyen Açelya’yı neler bekliyor?
Taha neden ortalarda yok?
Adelya hayaline kavuştu mu?
Bir önceki kitapta yer alan Burcu öğretmenden tekrar bahsedilmesi çok güzeldi. Ayrıca Tamara ve çoban hikayesine yer verilmesi de ayrı bir güzellik katmış Yazarın hep sorgulayan bir tarafının olması ve yazdığı hikayelerin bulunduğu coğrafya ile süslenmiş olması olayların gerçekliğini daha da arttırmış. Van’ın güzelliklerini okudukça oraya gitme hissi oluştu. Yazarımız @selamicinarci kalemine ve yüreğine sağlık umarım kitaplarınızın devamı gelir