Gönderi

Nil ile uçuş modu…
Puan vermedi·280 syf.··
2024 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 15:58
Şimdi kendimizi sakince uçuş moduna alıyoruz, yani her şeyi.. işleri, raporları, koşturmaca başlığı altında sıraladığımız her şeyi durdurup usulca kenara bırakıyoruz. Hazırsak Nil’in “Kanatlarım Var Ruhumda” şarkısı ile ruhumuza işlediği cıvıl cıvıl enerjinin, kağıda dökülmüş halini birlikte inceleyelim. Nil’in rengarenk evrenindeyiz şimdi… Daha ilk sayfalarda bizi coşkulu ve kendine has Nil atmosferi yakalıyor. Yıllardır şarkıları ile bizleri neşelendiren Nil Karaibrahimgil, bu kitabında bir araya getirdiği derlemeler ile bizlere pamuk şeker tadında dersler veriyor. Kitabın atmosferinde yüzerken, sanki Nil ile bir salıncağa binmiş ve inişli çıkışlı hikayeleri yaşıyor gibi hissediyoruz ya da butik bir cafede Nil yanımıza oturmuş, kahve ve çikolata kokuları eşliğinde bize anılarını anlatıyor gibi… Bu anlatılar sıradan anılar gibi görünse de, Nil’in eşsiz anlatım tarzı ile onun ruh halini hemen giyiniyoruz üzerimize ve düşünmeden edemiyoruz. Acaba Nil’in yerinde olsam nasıl yapardım? Nil’in şarkısında dediği “ben de böyleyim” dizelerini hissediyoruz çoğu satırda. Cevaplarımız zaman zaman aynı, bazen de iki farklı kutup gibi görünse de, onun ben böyleyim tavrındaki şirinliğine bayılıyorum. Kitabın sadece Nil’in anılarından oluştuğunu söylersem haksızlık etmiş olurum. İlham verici tespitleri ile motive olurken, ilginç bilgiler ile şaşırdığım zamanlar okuma saatlerimin içine eklendi. Örneğin, ağaçların sadece kendi türleri ile besinlerini paylaştığını ve bu paylaşımı mantarlar aracılığı ile yaptığını bilmiyordum. Daha da eğlencelisi, kendisine yandaş toplamak isteyen mantarlar, bu besinleri sızdırıp diğer ağaç türlerine aktarıyormuş. Bak sen şu mantarlara… :) Nil’in bu kitabındaki en sevdiğim özelliklerinden biri de kadına ve aşka dair özgün bakış açısı. Nil’in buraya açtığı penceresinden süzülen melodilerini yıllarca dinledik, onlarla hüzünlendik, bazen de avazımız çıktığı kadar bağırarak dans ettik. Kitaptaki duruşu da oldukça benzer… Öylesine doğal ve bir o kadar da güçlü bir duruş bu… Ona göre aşk sadece iki kişinin yüreğinden birbirine akan bir duygu nehri değil, hayatın bizzat kendisine karşı hissedilen bir his. Bir kuşa, böceğe, yaprağa, mevsime, esen bir rüzgara aşık olabilir insan. Nil kadını ve aşkı klişe haline gelmiş sözlerle değil, mizahın lezzetlerine bulayarak sunuyor bizlere ve her bir bölüm, albümün yeni bir şarkısına geçiş gibi farklı tatlar bırakıyor damakta. Eğlendirirken bir yandan da kendi hayatını temize çekiyor Nil. Yanlışlarını, korkularını cesaretle ve özgürce gözler önüne seriyor. Nil’in dönüşümlerini ve eski Nil için yaptığı analizleri okurken, kendi geçmişimize gitmemek ve benzer duyguları hissetmemek neredeyse imkansız. O da zaten bizlere bu duygu yoğunluğunu tattırmak ve andan keyif almamızı öğretmek için enerjisini ve mizahını cömertçe sunuyor. Adeta kanat takmamız için bizi teşvik ediyor. Annelerimizin yaptığı soğuk limonatanın sağladığı hissi veren bir kitap okumak isterseniz, bu sıcak yaz günlerinde önerebileceğim bir kitap olacak. Her şeyi susturup, odaklanın, keyiflenin… Kitap biterken kanatlarınızı omuzlarınızda hissedebilirsiniz. Hatta yeterince odaklanırsanız Nil’in kahkahalarını bile duyabilirsiniz. :) Bu kitabı okumama vesile olan dostuma gönülden sevgilerimle… :)
Kanatların Var RuhundaNil Karaibrahimgil · Doğan Novus Yayınları · 2024107 okunma
·
508 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.