Bir kitapçı olmak ister miydiniz?
Bazen insan alıp başını uzak bir diyara gitmek ister. Her şeyden uzak dertsiz tasasız. Ne yazık ki öyle dertler ve tasalar insanın başına sarmal oluyor ki kimi zaman çıkmaz sokak olur kimi zaman umut ağacına sarılır yürekler. Her İnsana iyi gelen bir ilaç vardır. Mesela benim kitaptır. Ya sizlerin?
Her kitap bir hikâyedir. Gerek yaşanmış gerek kurgu ile gerçekle bağdaş kurmuş olsun. Yazar Ruth Shaw gerçek hayatını cesurca kaleme almış. Erken yaşta acıyla tanışmış, gönüllerin buruk olacağı vakitlerle arkadaş olmuş. Okurken hüzünlenmemek elde değil. Dünyanın neresi olursa olsun insan, insandır. Kadın, kadındır. Acı aynı acıdır. Her kitabın bir hikâyesi vardır ve çoğu güzel hatıralar taşır. Ruth'un çocukluğundan kazandığı kitap alışkanlığı ona büyük bir hazine oluyor. Açtığı kitapçı dükkanında zaman geçirmesi elde ettiği en keyifli anlar oluyor. Yetişkinlere hitap edenle birlikte daha çok çocukların ufkunu genişletmek açısından bakarak çocuk kitaplarından oluşan ikinci dükkanını da sevgiyle besliyor. Hatta üçüncüsü de hayalerin arasına giriyor ve tadına varıyor. Kitapçı dükkanını ziyaret edenlerin hikayelerine tanıklık ederken kendi anılarıyla bizleri buluşturuyor.
Kitaplar hakkında okuyucuyu aydınlatması apayrı bir renk katıyor. Yeni Zelanda'nın güneyindeki Fiordland'ın en uzak köyü olan Manapouri'deki küçük dükkanını ziyaret etmek istemez misiniz? En nahif kitapçıdır. Sevgi, mutluluk ve huzur kokar.
#biralıntı
"Herhangi bir şeyden pişman mıydım? Hayır. Yaşadığım her şey, bugün olduğum kişiyi şekillendirmişti; kararlı, odaklı, birlikte yaşaması zor, son derece duygusal, sadık ve sevmesi kolay olmayan biriydim."