Akli olan gerçek, gerçek olan aklidir önermesinden aklı tasvir etmeye çalışır. İkisi birbirine tezat düşmez. Bu önermesinden dolayı Hegel felsefesi sağ ve sol hegelciler olmak üzere iki tarikata bölünür. Sağ hegelciler; var olan gerçekliğin halihazırda akli olduğu anlamına geldiğine, sol hegelciler; gerçekliğin gerçekten akli olabilmesi için değiştirilmesi gerektiğine inanırlar. Sağ hegelcilerde madde, öznedir. Sol hegelcilerde kişinin kendisi öznedir. Hegel'e göre yaşam tamamen karşıtlıklardan, çelişkilerden oluşur. Bir çiçeğin oluşabilmesi için meyvenin, meyvenin oluşabilmesi için de çiçeğin ortadan kalkması gerektiğini, yaşamın aynı anda varlık kazanamadığını söyler.O halde varlık olmanın gerçeği hem olmak hem de olmamaktır. Bu hem öldükten sonra dirilmeye hem de varlığı anlamlandırma bakımından güzel bir örnektir. Bu örneği geliştirmiş olduğu diyalektik mantık öğretisiyle sunar. Hegel'e göre mantık bilincin mekanıdır, gerçek ile özdeştir. Çünkü gerçeklik kendi içinde bir düzen ve sisteme sahiptir. Dünyanın, algıladıklarımızdan ibaret olduğunu söyler. İki kişinin zihninde oluşturduğu şeyin aynı olmadığını savunur. İnsan, dış dünyaya yüklediği anlamlar çabasından gerçekliği algılama becerisi kazanmıştır. Bunun zihnimizin bir ürünü olduğunu söyler. Son olarak Hegel matematiğin felsefeden güçlü olmasının nedenini; amacının çok açık olmasından kaynaklı olduğunu, öte taraftan matematik kesin ve somut olması bakımından felsefenin reddetmesi gereken bir bilim olmasını savunur.