Gönderi

Oda - Ali Land
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2024 77. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 17:28
"Artık bir ölüyüm, bulacaklar içimde sakladıklarımı." Oda Merhabalar herkese... Ali Land'ın kaleminden Oda adlı kitabın kendimce incelemesini yapmak üzere buradayım. Arka kapağını okuduktan sonra konusu acayip bir şekilde ilgimi çektiği için ve de dehşet bir gerilim beklediğim için hemen okumak istedim ve bütün gece uykusuz kaldım.:) Tam olarak istediğimi ve beklediğimi bulamadım fakat çok vasat bir kitaptı vesaire de diyemeyeceğim. Bazı eksi yönlerine rağmen kendisini okuttu. Kitabın konusuna gelecek olursam; 15 yaşındaki Milly'nin annesi bir seri katildir. Aynı zamanda bir hemşire ve kadın sığınma evinde görev yapıyor. Dışarıdan bakıldığında çok nazik, çok içten, çok sıcak ve çok sempatik. Oraya sığınan, kocalarından şiddet görmüş kadınları kocalarınız sizi bulur çocuklarınızı elinizden alır, çocuklar bende güvende olur deyip kandırıyor ve kendi evine bu çocukları katlettiği odaya götürüyor. Odaya oyun bahçesi diyor. Çeşitli iğrenç istismarlarla işkence ettiği çocukları kızının da görmesini sağlıyor ve kendi kızına da türlü işkenceler yapıyor. Aynı zamanda da kızını yardımcısı yapmaya çalışıyor. Milly, asıl adıyla Annie bir gün annesini polise ihbar ediyor, tüm sevgisini ve korkusunu bir kenara koyarak. Evlerindeki bu esrarengiz odada işlenen korkunç ve akıl almaz cinayetlerin kilit tanığı olan Milly, annesiyle mahkemede yüzleşeceği güne hazırlanıyor. Psikolog Mike ona yardımcı olmak adına geçici bir süreliğine onu evine alıyor. Mike'ın kızı Phoebe Milly'i hiç sevmiyor ve kabullenemiyor. Okulda da ona sürekli zorbalık yapıyor. Milly, yüreğindeki korkularla, karanlıkla, vicdan azabıyla, travmalarla mücadele ederken sürekli annesini düşünüyor ve herşeye rağmen annesine sığınmak istiyor. Bu açık uçlu konuda annesini hâlâ sevmekte mi yoksa ondan nefret etmekte mi karar kılacağını bilemiyor. Kitapta Milly'nin annesine ithafen söylediği " Sana doğru koşmak, içine doğru kıvrılıp, yeniden rahmine yerleşmek istedim." dediği yerde her ne kadar ana karakterle bir bağ kuramasam da yüreğim parçalandı. Beyninde ve benliğinde annesinin yargılayıcı sesini ve yansımasını duyumsuyor. Attığı her adımda, yaptığı her şeyde kulağına fısıldayan bu sesler annesi gibi olmaya mahkûm olduğunu söylüyorlar. Peki Milly bu kadar şeye şahit olmuşken; annesine sevgisini ve savunmasızlığını bir tarafa bırakıp tertemiz bir sayfa açabilecek mi? Yoksa genlerine işlemiş saf kötülükle adeta annesinin bir kopyası mı? Kitap, ana karakter Milly'nin bakış açısıyla anlatılıyor. Kitabın başlangıç sayfalarında mükemmel bir alıntı var. Carson McCullers'a ait bu alıntıda şöyle deniliyor. "Fakat küçük çocukların yürekleri çok hassastır. Bu dünyada yapacakları zalim bir başlangıç, onlara garip biçimler verebilir." Romanın özü ve özeti bu aslında. Çok etkilendiğim de bir söz oldu. Kitabın yazım dili akıcı, açık, anlaşılır ve yalındı. Kurgusu ana hatlarıyla güzeldi fakat okulda geçen zamanlar ve yapılan zorbalıklara çok fazla yer verilmişti. Bir süre sonra sıkıyor bu durum. Bu kadar kapsamlı bir kurgunun dümdüz anlatımı ve Milly'nin annesinin geçmişinden hiç söz edilmemesi romanda yaşanan trajedilerin kökenlerine inilmemesine ve bazı şeylerin havada kalmasına ayrıca üstünkörü geçilmesine neden olmuş. Onun dışında etkileyici unsurları mevcut olan, okunabilir bir kitaptı diyebilirim. Sonunda da kafamızdaki bazı şeyler şekilleniyor Milly ile ilgili. Okuyacak olan ve denk gelen okurlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar. Kitaplarla kalın.:) Sevgiyle.<3
1000Kitap
OdaAli Land · Koridor Yayıncılık · 201799 okunma
·
2 +1'leme
·
459 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.