Gönderi

10/10
·800 syf.··
Beğendi
·
2024 58. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 13:49
Öncelikle inceleme kelimesi, benim yazdığım her yazı için ağır bir itham olsa da Yapraklar Evi için uygunsuzluğunu özellikle hissediyorum. Daha da önemlisi bu kitabı okumadan önce rehbersiz ve ne ile karşılaşacağını bilmeden okumanın ayrı bir zevki olduğunu da düşünüyorum. Bu noktada yazının kalanını okumak istemeyenler için şiddet, +18 içerik ve her türlü kötü alışkanlık içerdiği bilgilendirmesi yeterli olacaktır. Ben en azından konusunu bilmek isterdim diyenler için en aza indirgenmiş şekilde anlatacak olursak gerilim içeren Navidson Kaydı isimli bir belgesel film, bu filme takıntılı yaşlı Zampanò’nun notları ve bu yaşlı adam ölünce notları temize çeken ve bir yandan kendi hayatı hakkında karalamalar yapan Johhny’i anlatıyor kitap. Navidson Kaydı ne anlatıyor derseniz, benim okuduğum ilk sayfalarda gözümde canlandırmama çok yardımcı olan LlonyArz YouTube kanalı tarafından paylaşılan The Five and Half Minute Hallway videosu bu kitaptan esinlenerek çekilmiş bir video ve Navidson Kaydı hakkında küçük bir giriş ve konusuna dair özet olarak izlenebilir. Elbette ev o ufak karanlık koridorla sınırlı değil. Ben bu kitabı farklı yapan ne bilmek istiyorum diyenler içinse çevirmeni Gökhan Sarı ve editörü Ezgi Yıldırım’ın ne kadar uğraşmış olabileceklerini tahmin edemediğim sayfa düzeni, yazı tipleri ve dipnotlarla hikayenin anlatım biçimini ilk olarak sayabiliriz. Dipnotun dipnotunun dipnotunu okuduğumuz ya da dipnot avına çıktığımız, sayfaları bir yan bir baş aşağı çevirdiğimiz, birçok farklı dille karşılaştığımız, gerilimi yüksek düzeyde tutmak için tek sayfada tek sözcük okuduğumuz ya da başka bir sayfada sayfa dolusu kelimeleri ve sayıp dökmeleri okuduğumuz bir kitap. Yazar, birçok uzmanlık isteyen farklı konuda küçük makale alıntıları ya da çeşitli efsanelere göndermeleriyle bilgi birikimi ve araştırma gücüne saygı duymama neden olan etkileyici bir eser koymuş önümüze. Ayrıca ciddi bir film incelemesi yanında hem günlük tarzı yazılar hem şiirler hem de mektuplar da kitap içerisinde bulunmakta. Danielewski tarafından yazarı Zampanò düzenleyeni Johhny Truant olarak kurgulanan Yapraklar Evi Farklı bir okuma serüveni yaşamak isteyenler için ideal bir seçim olabilir. 'Gençlik daima boşluğu doldurmak isterken, ihtiyarlar o boşlukla yaşamayı öğreniyor.' (sayfa 596) 'İnsan fark ediyordu ki, olgunluk denen şey tamamen "bilmiyor oluşu" kabullenişle alakalıydı.' (sayfa 41) Spoiler içerebilecek düşünceler: Öncelikle Navidson Kaydı'nın konusunu ve anlatım biçimini gerçekten çok beğendim, o sayfaları büyük bir heyecanla okudum hatta okudum değil izledim diyebilirim. Konunun sadece koridor olmaması, arka kapağında yazdığı gibi aşk konusunu çok göremesem de dostluk ve insan ilişkilerinin ve psikolojisinin kitapta önemli bir yeri olmasını da çok sevdim. Holloway kısmı keşke daha ayrıntılı olsaydı. Ara ara Zampanò'nun makale alıntılarından sıkılmadığımı söyleyemem ya da Johnny ve annesinin sayıp döktüğü kısımlarda sürekli benim kaçırdığım bir şey mi var? acaba anlamıyor muyum? bu pelikan şiirleri ne anlatıyor? diye panik olmadığımı da söyleyemem ama genel olarak her kısmını beğendiğim bir kitaptı. Johnny'nin annesinin mektupları çok yaratıcıydı. Bu konuda sadece SPOİLER*** keşke kitabı okumadan önce okuduğum incelemelerde şizofreni kelimesini görmeseydim ve kendim okurken bunu çözebilseydim. O zaman Johnny'nin kısımları benim için daha etkileyici olurdu ki şimdi bile etkileyiciyken. Danielewski hiç şahit olmadığım Amerikan alt tabaka çökmüş bir hayatı çok güzel yansıtmıştı. Çevirmene de tekrar teşekkür ediyorum ki Johnny'nin yazıları, diyalogları ve küfürleri çok samimiydi, yapaylıktan uzaktı. Annesinin mektuplarından ufak alıntılar: 'Bu sayfalar benim tek kaçışım. Hiç olmazsa onlar kaçabiliyorlar.' (sayfa 664) 'O sözlerin renklerini göremeyecek kadar kör, melodilerini duyamayacak kadar sağırlar.' (sayfa 659)
Yapraklar EviMark Z. Danielewski · Monokl Yayınları · 2018226 okunma
·
1.500 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitabın konusunu da çevrildiğini de bilmiyordum geçenlerde ingilizcesini görüp bir merak etmiştim çok ilgimi çekti incelemeyi okuyunca ama 800 sayfa mi 🥹
Hemen araştırmaya gittim ama sanırım baskısı yok 🥲 biraz daha bakacağım çok merak ettim umarım bulurum 🥹