Biraz yazarın hayatından bahsederek başlamak istiyorum.
Magda Szabo 5 Ekim 1917 yılında Debrecen de doğdu. Doğduğu yıl ülkesini Avusturya- Macaristan İmparatorluğu yönetiyordu. Bir yıl sonra Macaristan’ın bağımsızlığını ilan etmesi ile birlikte ülke yıllarca sürecek bir siyasi çalkantı içerisine girdi. Magda’nın çocukluğu ve gençliği böyle bir döneme denk geldi.
Macaristan’ın Nazilerle yakın ilişki içerisine girdiği bir dönemde Dobruca Üniversitesi’ne girdi ve Latin ve Macar Edebiyatı üzerine eğitim aldı. Magda,1940 yılında üniversiteden mezun oldu ve Kalvinist bir kız okulunda öğretmenliğe başladı.1941 de Macaristan Almanya nın yanında savaşa girmek zorunda kaldı.
Macaristan ın yenilgisi ve çalkantıları içerisinde Magda 1945 yılında Kültür bakanlığında yazar ve çevirmen olarak işe başladı. Yaptığı William Shakespeare çevirileri ile tanındı ve kendi yazılarını ve şiirlerini yazmaya başladı.
1947’de kendisi gibi yazar ve çevirmen olan Tibor Szobotka ile evlendi ve ilk eseri Kuzu isimli şiir kitabı da aynı yıl yayımlandı. Savaştan sonra komünist yönetim tarafından başarısız olan kişiler listesine dahil edilince eşi ile zor bir döneme girdi.
1949'da Baumgarten Ödülü'nü kazandı ancak aynı gün, birkaç saat sonra ödülü geri alındı. Muhalif tavrından ödün vermediği ve edebi gücünü iktidardan yana kullanmadığı için aynı yıl Bakanlık'taki işinden de kovuldu ve yasaklı yazarlar arasında yer aldı. Bu sansür 1958 yılına kadar devam etti. 1958’de yayımlanan ve büyük başarı kazanan ilk romanı “Fresco”yla bu zorunlu sessizliği kırdı. Bu tarihten sonra ulusal ve uluslararası ün kazandı, ödüller birbirini ko¬valamaya başladı.
İza’nın şarkısını 1963 yılında yazdı. Kitabın orijinal adı Pilatus. (İsa nın ölüm emrinin verilmesini teşvik eden vali)
İlk ingilizce çevirisini yapan çevirmen kitabın adını, yayınevinin isteği üzerine İza’s Balad (Acıklı hikaye barındıran şarkı) olarak değiştiriyor. Dünya dillerine çevrilirken de bu ad kullanılıyor.
Kitabı tek bir kelime ile tanımlamam gerekse “Empati” derdim. Lakin ana tema bu olmasına rağmen iletişimsizlik, kuşak çatışması, sevgisizlik, ego, duygusuzluk incelikle işlenmiş. Szabo nun karakterlerini tanıtım şekline bayıldım. Kararında, onu gerçekten tanıyabileceğimiz detaylar verilmiş ama gereksiz ayrıntılar yok.
Çocukluğundan beri baskın bir karakter olan Doktor İza, babası yargıç Vince Szöcs’ ün ölümü ile birlikte Annesi Etelka Szöcs ü yaşadığı kasabadan çıkarıp Budapeşte’ye yanına alır. Bambaşka hayatlara ait olan anne kız ın yeni hayatlarına alışma sürecini okurken Bay Vince, Bayan Etelka, güzel yürekli harika insan Antal ve İz anın geçmiş hayatlarını öğreniyoruz.
Kitap tanıtımı:
Iza, babası ölünce yalnız kalan annesini yanına almak ister. Doktor kızıyla gurur duyan yaşlı kadın, sürdürdüğü taşra hayatını, anılarını, alışkanlıklarını, bir anlamda kimliğini bırakıp başkente taşınır. Ne yazık ki, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, savaş sonrasında büyük bir hızla değişen Macar toplumunda, yalnızlık ve kuşak çatışması anlamına gelmektedir bu.
Szabó ilk kez 1963 yılında yayımlanan romanında, insani değerlere en bağlı, en idealist kişilerin bile yakınlarını anlamakta nasıl yetersiz kalabileceğini, insan ilişkilerine sızan empati yoksunluğunu anlatıyor.
Magda Szabó’yu keşfettiyseniz altın bir balık yakaladınız demektir. Yazmakta olduğu bütün kitapları alın, ileride yazacaklarını da. – Hermann Hesse
Instagram Ayşegül