Kurgusal distopik bir gelecek temeli üzerinde gelişen bu eserde yazarın henüz o dönemde kendini bulamadığı(günümüz kalitesine ulaşamadığı), farklı tür denemeleriyle mahlas kullanarak üzerinde ki okur baskısını hafifletmeye çalıştığı dönemlere ait bir kitap. Önsöz de belirttiği üzere kullandığı mahlasın farklı bir benlik olarak görülmemesi kendisini fazlaca rahatsız etmiş. Aklında saklı boşluklar da varolanları kendi ismiyle aktarabilme cesaretine henüz sahip olamadığını düşündürten de bir eser.
Dönemi baz alındığında 80 ve 90'ların Amerikan filmlerinin tadını almak mümkün. Yazarın soğuk savaş sonrası artan vahşi kapitalizmin nereye varacağı endişesi taşıdığı, toplumsal sınıflar arasında ki uçurumların ne yönde olacağı hakkında fazlaca düşündüğü ve hükümetlerin şeffaflığının ne orada doğru olabileceğini sorguladığını eserden görebilmek mümkün. Fazla bir beklenti olmadan rahatça okunabilecek, kendi döneminin ötesine pek geçemeyecek sade ve yorucu olmayan bir dille yazılmış bir eser. Farklı bir Stephen King okumak isteyenlerin bakmasında fayda olabileceğini düşünüyorum.