NANA
Roman; Emile Zola; Kenya Yayınevi; Basım yılı yok nedense; dikkat edilmeli! / Türkçemize çevireni yazmıyor, yok kitapta, bu hususa da dikkat!; 496 Sayfa (10) (05.09.2017)
Devrettim Emile Zola'nın NANA adında bir fahişeyi anlatan bu mükemmel romanını.
Okumak zor Nana gibi klasik romanları: Çok emek karşılığında az keyif. Özellikle başlangıç bölümünde zorlandım zira Yazarımız bir türlü gelişme bölümüne geçmedi,,, hep giriş bölümünde kaldı.
Nana her fahişe gibi erkeklerin sırtından geçinen bir yosmadır. Erkekleri soyup soğana çevirmekte ustadır. O kadar yozlaşır ki mesleğinde sadece erkeklerle yetinmez,,, Satin adında bir kadını da dost edinir kendine. Konu bayağı idi ya fazla olay olmamasına rağmen Zola'nın neredeyse beş yüz sayfalık bu eserinde mükemmel bir kurgu çıkarmış olmasına hayran kaldım. Çok az yazar aynı konuda bu kadar uzun ve müthiş yazabilir...
Puanım tam oldu dokuz buçuktan, kahramanların betimlemeleri zayıf kalsa da Yazarımız onların yaptıklarını başarıyla anlatabilmiş.
Kitabı okuyacak olanlar bundan sonrasını okumasın!
Nana son bölüme doğru çiçek hastalığına yakalanıyor. Hastalık kendisine küçük oğlu Louis'ten geçiyor. Ve bu hastalık Nana'yı ölüme götürüyor.
Kahraman adlarını şuraya yazayım,,, unutursam aklıma gelsin!
Fauchery (Oyun yazarı. Oyunbaz)
Bordenave (Tiyatro müdürü. Küfürbaz...)
Georges (Takma adı daha doğrusu Nana'nın taktığı adıyla : Zizi. Nana'nın en genç âşığı)
Kont Muffat (Nana'nın bir barışıp bir ayrıldığı âşığı. Nana donuna kadar soyar Muffat'yı...)