Hayat bir yolculuktur aslında doğumla başlayıp ölümle biten. Her engel, her seçim bu yolda ilerlerken bizi daha farklı biri haline getirir. Bir filizin ormana dönüşmesi gibi, yemyeşil bir ormanın kül olması gibi... Ya da biz öyle sanarız, belki de olan şey bir değişim değil saklı kalan özelliklerimizin ortaya çıkmasıdır sadece. Hayatta kalmak zorunda olduğumuzda maceracı, kayıplar yaşadığımızda içe kapanık, birini sevdiğimizde fedakar yanımız ortaya çıkıyordur mesela. Hatta belki hem değişip hem farkındalık yaşıyoruzdur. Dünyaya ve kendimize baktığımız pencere, yani biz, değişirken bu değişim sonucunda görüklerimizle o farkındalığı yaşıyoruzdur. İşte bu yüzden yaşadığımız tüm olayların bir sebebi vardır, bugün olduğumuz kişi olmamızın. Tıpkı benim bu satırları yazmamın bir sebebi olduğu gibi. Belki bir köprü geçmedim, basamakları tırmanmadım ama ben de satırlar arasında yolculuk yaptım. Ve o satırlarda Eira'nın şu sözlerine rastladım:
"Her geçen gece bir öncekinden daha farklı biri haline geliyorum... Üstelik tüm bu sürecin sonunda dönüşeceğim kişiden hoşlanacak mıyım, bilmiyorum. Öyle olmasını ümit etmekten başka çarem yok." (246) Çünkü olayların sonuçlarını bilemeyiz. Elimizde olan tek şey her anda mutluluğu yakalamaya çalışmaktır. Çünkü kötü talih olduğunu düşündüğümüz bazı olaylarda bile mutluluk sandığımızdan çok daha fazla; hayatın alevlerin içinde kül olduğunu düşündüğümüzde bile umut orada bir yerde hala canlıdır. Arkadaşlık, dostluk, aile, aşk... En karanlık yolda yolumuzu aydınlatır, en soğuk kışta içimizi ısıtır. Çünkü sevginin büyüsü en karanlık çukurdayken bile yıldızları görmemizi sağlar. Her dünyada geçerlidir; insan, fey ya da başka bir şey... herkesi sarıp sarmalar. İnsana: "Ama bana öyle geliyor ki bir gün çıkıp 'Bir savaş başlatacağım,' desen sana cevabım, 'Nereden başlıyoruz?' olurdu." (289) dedirtir. Bize sevdiklerimizi korurken hem ölümü hem de öldürmeyi göze almayı, herkesin ikinci şansı hak ettiğini ve bazı davranışlara göre yadırgamamayı öğretir. Çünkü çaresizken yaptıklarımız bizi tanımlamaya yetmez. Yeni bir yol bulmak ve o yol uğuruna için her şeyimi ortaya koymaktır bizi tanımlayan; Marlo'nun iyi kalbi, Zaina'nın soğukkanlılığı, Nos'un özverisi ve Eira'nın merhameti... Günün sonunda onları tanımlayan şeyin geçmişleri veya gelecekleri değil kalplerinden geçenler olması gibi.
Damla'nın (Damla N. Archeron) kalbinden geçen bu öykünün benim gökteki yıldızım olması gibi.
"Nasılsa yıldızlar yalan söylemez, her zaman doğru yolu gösterirdi." (92)
Yol sizden yana olsun. Ve unutmayın "İstedikten ve inandıktan sonra her şeyi yapabiliriz..." (264)
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,675 okunma
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM 🥹
Ayrıca bu hikayenin videonda dediğin gibi seninle birlikte ölmesine izin vermediğin için de çok teşekkürler 🥹🫂 Yol senden yana olsun 🤎🤎